7 Mayıs 2025

Demokrat Kocaeli – Mevlüt Soysal

Demokrat Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt Soysal’ın yazısı;

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu Sözcü Tv’ye bağlanıp Yılmaz Özdil’e karşı kendisini savunmasına, “15 yıl önce Baro Başkanı iken Yılmaz Özdil’i mahkemeye verdiğimiz için olayı kan davasına dönüştürdü” demesine, “Sürekli haksız yere eleştiriliyorum” demesine kulak verdiğimde kendimi Yılmaz Özdil’in yerine koyarken DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu da Tanrıkulu’nun yerine koyup kendi kendime şöyle dedim:

Acaba ben de mi bir kan davasını sürdürüyorum?”

***

20 yıl öncesine gidelim…

Bendeniz kaşları çatık, cumhuriyeti tehlike altında gören Kemalist bir gazeteci iken Mazlum-Der’in başına Ömer Faruk Gergerlioğlu geçmişti ve İzmit’in en önemli parkında her hafta “başörtüsüne özgürlük” eylemleri yapılıyordu.

Bu eylemlere karşıydım…

Bu eylemleri ve dolayısıyla Gergerlioğlu’nu tehdit olarak görüyordum…

Yazıyordum da yazıyordum…

Hatta Gergerlioğlu’nun hakkımda hukuki süreç başlatmasını sağlayacak noktaya kadar yazıyordum…

Nitekim Gergerlioğlu’nun da eli armut toplamıyordu…

Birkaç defa Mazlum-Der’in dergisinde ve köşesinde bana karşılık vermiş, benim için “darbeci” ifadesi kullanacak kadar ileri gitmişti…

Ve sonra…

Gergerlioğlu Mazlum-Der Genel Başkanı oldu…

Ve sonra…

Gergerlioğlu DEM Parti Milletvekili oldu…

Şunu açıkça ifade edeyim:

Bu süreçlerin tamamında Gergerlioğlu’nu bir parça “görmezden” geldim. Sadece denk düştüğümde selam verdim.

Yani, birbirimiz için “yoktuk”…

Sebebi ise dündü…

Ona öfke duyduğum o dün…

***

Ve bugün…

Yani bu yazıyı kaleme aldığım 7 Mayıs sabahı…

Sezgin Tanrıkulu’nu dinledikten sonra, kendi kendime, “Yahu Mevlüt, ne yapıyorsun?” dedim…

Bu koca kent Gergerlioğlu’nu sürekli “En başarılı milletvekili” seçiyor mu?

Seçiyor…

Eşin, dostun, oturduğun, kalktığın herkes “Yahu adam iyi, elinden geleni yapıyor?” diyor mu?

Diyor…

Büfeci, marketçi, meyhaneci, “Adam çok çalışkan” diyor mu?

Diyor…

O zaman sorun ne?

Sorun, 20 yıl önceki mesele mi?

Nitekim evet, Tanrıkulu’nu dinleyince bu kan davasının doğru olmadığı kanısına vardım. Kendi adıma yanlış yaptığımı düşündüm.

Bu yüzden şunu ifade etmeliyim:

Gergerlioğlu konusunda kendime yeni bir sayfa açıyorum…

Bundan sonra bir AK Partili ya da bir CHP’li milletvekiline nasıl yaklaşıyorsam Gergerlioğlu’na da öyle yaklaşacağım. Bir MHP’li milletvekilinin açıklamasına ne kadar kulak veriyorsam, Gergerlioğlu’na da o şekilde kulak vereceğim. Bir İYİ Partilinin açıklamasını nasıl değerlendiriyorsam, Gergerlioğlu’nunkini de o şekilde değerlendireceğim.

Özetle…

Ben kendi açımdan Gergerlioğlu ile helalleştim.

***

Soracaksınız:

Dün tehdit gördüğün Gergerlioğlu’nda bir değişim olmamasına rağmen sendeki değişiklik ne? Gergerlioğlu bugün neden tehdit değil?

Yahu Dostoyevski’nin katil karakterleri ile dahi empati yapabiliyorken bırakın da artık kendi insanımı daha iyi dinlemeye, daha iyi anlamaya çalışayım.

Yaş almak beraberinde bu duyguları da getirmiyor mu?

Empatiyi…

Yorumlar