20 Nisan 2023

Hak ihlallerini gündem etmeye devam ediyoruz. Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu görevini 5 yıl boyunca yapmadı yapmamakta ısrar etti Komisyon Başkanı Hakan Çavuşoğlu iktidara her türlü yaranmaya çalıştı ve binlerce hak ihlali gündem olmadı, gereken yapılmadı, tek bir suç duyurusu bile yapmadı bu komisyon. Niye vardı anlamak mümkün değildi! Bütün bunların sonunda AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu tekrar aday da gösterilmedi tüm gayretleri boşa gitti kendisine geçmiş olsun diyoruz ama binlerce hak ihlali doğru düzgün incelenmedi, mağdurların işleri görülmedi gerekenler yapılmadı.

Biz seçimin yaklaştığı bu günlerde yine HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk  Gergerlioğlu olarak görevimizi yapıyoruz ve o ki ihlallerini gündem etmeye devam ediyoruz.

Değerli arkadaşlar bize her farklı kesimden gelen başvurular var, hiçbir ayrım yapmadan bunları gündem ediyoruz. Gerek cezaevlerinden gerekse farklı kamu ve özel kurumlardan uğradıkları mağduriyetler konusunda başvurular geliyor onları gündem etmeye çalışalım.

Kayseri 1 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevinde kalmakta olan bir kişi diyor ki: “Oğlum Kenan Yılmaz gazi oldu 2011 yılında 2 yıl GATA’da tedavi gördü bir sürü perişanlık yaşadık sonra göreve devam edemediği için öğretmen olarak atadılar daha sonra malum bu KHK meselesinden 4 ay yattı yeniden tutuklandı çocuklarım gelinim perişan bir durumda psikolojimiz bozuldu kendim kalp hastasıyım, zor durumdayız, gazi diyorlar bir sürü atıp tutuyorlar. Gazi’ye böyle mi sahip çıkılır vekilim?” demiş. Bunu da böyle gündeme edelim yeri gelince iktidar mensupları “Gazi Meclis. Gazilerimiz, şehitlerimiz.” der ama yeri geldiği zaman Meclisi çiğneyen kendileridir, anayasayı çiğneyen kendileridir, Anayasa Mahkemesi’ni çiğneyen kendileridir. Şehit, gazi edebiyatı yaparlar ama en başta birçok kişiye çektiren kendileridir, bunu da çok iyi biliyoruz. Biz bu içi boş ve oy toplamaya yönelik edebiyatlar yerine hakiki anlamda adaletin, hukukun tecelli etmesi gerektiğini söylüyoruz. Boş yere insanların yıllarca cezaevlerinde tutulup hayatlarının karartılmasına karşıyız.

Selçuk Kaya İngilizce öğretmeni, 2016 yılından beri çalışma izni verilmiyor. KHK ile kapatılan okullarda öğretmenlik yapmış tek suçu bu. Şu rezaleti görüyor musunuz? On binlerce öğretmen bu durumda! Neymiş? “Sonradan KHK ile kapatılan bir okulda çalıştın, senin çalışma iznin iptal.” ya arkadaşlar dünyanın neresinde böyle bir saçmalık görünür! Adam ceza da almamış beraat de almış valiliklere gitmiş “Ya bakın cezam da yok beraatim var işime başlatın öğretmenliğimi yapayım.” demiş kimse kendisine izin vermemiş. Sonra depreme yakalanmış Mersin’e gelmiş İşkur’a gitmiş İşkur demiş ki: “ Sende KHK ile işten çıkartma yazıyor biz sana sana yardımcı olamayız.” Depremzede, KHK’lı İşkur’a gidiyor “Biz sana yardımcı olamayız.” diyorlar yani zalimliğin zirvesi bunlar. ““Yaşama hakkınız yok ve ne haliniz varsa görün.” diyorlar bize. Zaten öncesinde kendimizi zor kanaat idare ediyorduk depremden sonra yaşadığımız şehri evimizi de kaybettik. Başka bir şehre gittik ya bir İşkur’dan bir işe girelim istedik onu da bize çok gördüler. Biz iptal edilen çalışma iznimizin tekrar verilmesine ve devlet dairelerinde bu KHK zulmünün bitmesini istiyoruz.” Diyor.

Bir Kürt mahpustan başvuru gelmiş Hacı Alağaş Adana Kürkçüler Cezaevinde yatmakta kızı babası adına göndermiş. Hacı Alağaş aşkına 66 yaşında kesinleşmiş cezasından dolayı cezaevinde yatıyor ancak bakın şunu hep defalarca söylüyoruz. İnsanların özgürlüklerini gasp ediyorsunuz ama haklarını gasp etmemelisiniz özgürlük ile ilgili bir gasp zaten adil olmayan yargılamalarla veriyorsunuz. Bir de kalkıp üstüne ne yapıyorsun? Şahıs yaşlı bir amca hastalanmış cezaevinden hastaneye gidecek çıplak arama yapmak istiyorsun, ağız içi arama dayatmak istiyorsun, onursuz arama dayatmaya çalışıyorsun ve yaptırmıyor bu kişiler bunun üzerine darp ediyorsun ve insanlar hastalar cezaevinden hastaneye gidemiyor. Zulümat Bakanı bunu duyuyor musun bak? Senin Bakan olduğun ve hiç utanmadan gidip Urfa’da oy istediğin bu dönemde Hacı Alağaş yaşlı bir hasta Adana Kürkçüler cezaevinde ağız içi aramaya uğramamak için hastaneye gidemiyor haberin var mı? Urfa halkına seni ifşa edeceğim! Hiçbir şekilde, hiçbir yüzle onlardan oy isteyemeyeceksin Sayın Bozdağ. Başvurucu diyor ki: “Yine bir görüş sonrası tekrar detaylı arama yapmak istediler, yine bir çıplak arama yapmak istediler. Babam ve yanındaki mahpus bunu reddetti bunun üzerine babamın kolunu çevirip kafasını eğmeye çalışmışlar. Babam da buna itiraz etmiş, ve diğer koğuştaki mahkumlar da bunları duyunca slogan atmaya başlamış ve bir sürü darp edilmiş ardından babamın sağlık durumu hakkında endişe içindeyiz. Adana İHD’den görüştüğüm bir avukat daha önce birkaç sefer cezaevine babamı görmek için gittiklerini ama cezaevi babamın hükümlü olduğunu avukat görüş hakkında olmadığını söylemiş. Avukat görüşünün de engellendiğini öğrendik. Büyük bir tedirginlik yaşıyoruz.” Hacı Alağaş hakkında bilgi bekliyoruz soru önergesi de sorduk.

 Tag Otomotiv adlı bir şirket ile ilgili bir başvuru gelmiş bize. Bu şirketin dolandırıcı olduğuna dair bir başvuru var. kamu kurumları böyle işi ortalığı dolandırıcılara müsait bir zemin bakırsa olacak olan budur. Şirket sahibi tarafından dolandırıldığını söylüyor başvurucu, “Şirketin sahibi kayıplara karıştı. Gerekli bütün hukuki yollara başvurdum. Benim gibi mağdur olan 190 kişi var. İnternetten gördüğüm sıfır araç ilanı için gerekli bütün başvuruları yaptım. Engelli anneme araç almak için yaptığım başvuru sonucunda istenilen parayı sözleşme gereği şirketin hesabına yatırdım. Sonra şirket sahibi ortalıkta yok.” Vatandaşı niye dolandırıcıların eline bırakıyorsunuz? İlgili bakanlığa sesleniyorum soru önergesi de verdik dolandırıcıların eline bu kadar rahat bırakan bir mekanizmayı nasıl oldu da kurdunuz niye engellemiyorsunuz? Bu konuyu size getiriyoruz ve bu dolandırıcıların gayet rahat cirit atabildiği bu ortamı engellemeniz gerektiğini söylüyoruz bakanlık yetkililerine.

Hakkari Merkez’de bir adalet nöbeti var! “Hakkari Merkez’de 1 kişinin ölümüyle 5 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olay sonucu eşim Deniz Turan ve 5 kişi daha tutuklandı. Öğretmenlerimiz Deniz Turan, Cuma Özer ve Remezan Karakış haksız yere hiçbir somut delile dayandırılmadan ceza aldılar ve tekrar tutuklama kararı çıktı. Sonraki her duruşmada hakim tahliye istedi ve tekrar 3 öğretmenine tekrar müebbet +9 yıl ceza verilmiş. Çok korkunç ağır bir ceza, aileler de bu kararların kesinlikle adil olmadığını dosya müdahale edildiğini düşünüyorlar. Cezaevi görüş kayıtları da iddianameye konulmuş ve burada da mahkeme heyetine müdahale edilmesi konusunda karşı tarafın konuşmaları yer almış. Her gün Hakkari Valiliği önünde Adalet istiyor. Bu mahpusların yakınları oturma eylemi yapıyorlar, 19. Gündeler. “Sesimizi istediğimiz yerlere ulaştıramadık. Nize bu konuda yardımcı olun.” Diyor. Biz de Hakkari Valiliği önünde Adalet nöbeti tutan bu arkadaşlarımızın durumunu gündem ediyoruz. Adil bir yargılama bekliyorlar, çok ağır bir ceza ile adil olmayan bir yargılamayla cezalandırıldıklarını ifade ediyorlar.

Ömer Faruk Değerli Çorum L Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalmakta kendisine 9 aydır denetimi serbestlik hakkı verilmiyor.

Acil Yardım Ve Afet Yönetimi bölüm mezunlarının Sağlık Bakanlığı’nda 2 yıldır devam eden görev tanımı çalışmasının artık sonuçlanmasını ve gerekli pozisyonlarda beklediğimiz kadrolara sahip olmak istediğimizi söylüyoruz.” diyor acil yardım ve afet yönetimi mezunları arkadaşlarımızın da bu isteklerini gündeme getirelim.

Fizyoterapist arkadaşlarımız da çok mağdur durumdalar. Binlerce fizyoterapist arkadaşımız işsizler aslında bir zamanlar oldukça popüler bir daldı meslekti branştı herkes fizyoterapistliği tercih ediyordu teknisyen arkadaşlarımız fakat bu noktada önemli bir sıkıntı oldu ve kadro ile ilgili alımlar çok azaltıldı. Fizyoterapistler diyor ki: “Biz işsiziz, bizi gündeme getirin. 47 bin mezun fizyoterapist olarak yüksek atama sayıları istiyoruz.” Diyor. “Fizik Tedavi randevuları en az 6 ay sonraya veriliyor ve biz hala işe giremiyoruz.” Diyor. “Ülkemizde deprem sonrası da birçok ekstremite ampütasyonları oldu buna rağmen biz hala işe alınmıyoruz. Bu kadar da ihtiyaç var burada bu kadar hasta var.” diyor. Bir Rehabilitasyon süreci başlatılmalı ve kamudaki fizyoterapist sayısı artırılmalı. Özelde de çoğunlukla çok ucuza çalıştırılabiliyor arkadaşlarımız istismar ediliyor bu kadar fizyoterapiste ihtiyacın olduğu bir zaman diliminde arkadaşlarımızın bu mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini söylüyorum.

Bir vatandaşımız Kocaeli 7. noterliğe gitmiş. Ninesi Kürtçe konuştuğu için tercüman istemişler o da demiş ki: “Beni bu ülkede temsil edecek resmi diplomalı üniversitesini bitirmiş bir tercüman yok. Çünkü bu ülkede Kürtçe dersi verip resmi diploma veren üniversite kurum yok. Noter de: “ İşleminizi yapamayız ama 4. noterde Kürtçe tercüman var oraya gidin.” Dediler. Ninemle gittik 4. Notere. Ninem 60 yaşında olduğu için hastane raporu istenildi, hastane de tercüman istedi. Tercümanı oraya istedim, tercüman Diyarbakırlı olduğu için Kürtçe biliyordu ve Arapça üzerinden Kürtçe tercümanlık yaptı. Noterde de aynı şekilde işlem yapıldı. Ödeme makbuzunda tercümanlık parası eklemişlerdi. Ben de itiraz ettim. Tercümanı ben getirmişim siz niye para alıyorsunuz tercümana tek vereceğim dedim. Kabul etmediler ikisine ayrı ayrı 970 lira ödeme yaptık.” diyor yani düşünün diliniz Kürtçe olduğu için böyle mağduriyetlere uğruyorsunuz. Vatandaş iki kez 970 lira vermek zorunda kalmış. Kürt meselesi niye devam ediyor? Kürtçe ile ilgili büyük mağduriyetler devam ettiği için bu konuda bir asimilasyon devam ettiği için ve insanlar Kürtçe konuşmak istediği için buna karşı devletin bir adımı olmadığı için bu mesele devam ediyor.

“Ben Ruken Varol 19 yaşında Malatya’da okul okurken katıldığım etkinliklerden dolayı 7 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildim.” Yargıtayda cezası bozulmuş. “Tekrar yargılandım bırakıldım 6 yıla düşürülmüş. Cezam onanırsa tekrardan cezaevine gireceğim.” diyor yani düşünün bir genç kadın 19 yaşından 26 yaşına kadar içeri gir çık psikolojik olarak “Ayrıca bir cezaya tabi olduğum ve uzun yargılanan bir dosyanın bireyin üzerindeki etkileri de göz önüne alınmalı. Uzun yargılanma ayrıca bir cezadır. Bugün bu uzun yargılanma cezaevine girip çıkmalardan ne okulumu ne de hayatımı bir düzene koyamadım uzun yargılamaya dair tedbirler alınsın.” diyor. Düşünün 19 yaşından 26 yaşına kadar yargılanan içeri giren çıkan doğru dürüst bir işe giremeyen bir sürü mağduriyetler yaşayan Allah bilir de sıradan bir konu hakkında yargılanan ve bu kadar mağduriyet yaşayan bir genç insan ülkemizde gençlerin durumu bu maalesef. En ufak muhalif bir cümle söylediklerinde yıllar boyu böyle işte mahkemeler, yargılanmalar, cezaevleri olacak işler değil!

Mehmet Akdemir Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevinde kalmakta. 21 yıl 3 ay ceza almış, şartlı tahliyesi verilmiyor. Ayrıca Açık Öğretim fakültesinde eğitim hakkı var, bu da verilmiyor bu da engelleniyor. Önceden tuttuğu 69 günlük ölüm orucu nedeniyle Wernicke Korsakoff  hastası ve bütün bunlara rağmen yine mağduriyetler yaşatılıyor.

Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumunda bulunan Emin Regaip Yüksel’in oğlu başvurmuş. Hasta bir kişi nakil yaptırmak istiyorlar. Kronik hastalığı olanın nakil yapılabilme imkanı var, kronik hastalık raporu var yapılmıyor. Tekrar üniversitelerden kronik hastalık raporu alınsın isteniyor tekrar alınıyor yine yapılmıyor. Yani gerçekten illallah etmiş mahpus yakınları. “Cezaevi yönetimi ve Adalet Bakanı tarafından kabul edilmediğini ve de gerekli yerlere her türlü müracaatı yapmaya da devam ettiğimi de bildirmek istiyorum. Kronik hastalık olarak kabul edilmeyerek kendisine heyet raporu çıkarıldığı hususunda bilgi almak istiyorum. Bu nasıl böyle oluyor? Bu raporu bu durumda kendimde bir sağlıkçı olarak bu doktorların neye göre bu raporu onayladığını anlamak istiyorum.” Diyor. Kronik hastalıkları kronik kabul edilmemiş düşünün kronik hasta olmasına rağmen yokuşa sürmeler şu bu Üniversite Hastanesi kendisine kronik hasta değildir raporu verince nakille ilgili sıkıntılar had safhaya gelmiş ve yapılamıyor. “Bu konuda bilgi almak istiyorum. Kronik hasta olan bir kişinin nasıl olur da böyle bir raporu alamaz? Neden bundan dolayı da nakli engellenir? Zulüm üstüne zulüm.” diyor başvurucu.

Bugün de basın toplantımızı burada bitiriyoruz hak ihlallerini aralıksız gündem etmeye devam edeceğiz. Şu anda seçim sürecindeyiz sahada koşturuyoruz Kocaeli’de il ve ilçelerimizde koşturuyoruz ama sizlerden gelen hak ihlallerini gündem etmeyi ihmal etmiyorum. Bize başvurmaya devam edin. İki elimiz kanda da olsa sizlerden gelen başvuruları gündem etmeye devam edeceğiz.

Yorumlar