1 Nisan 2026

Türkiye Milli Takımını tebrik ediyorum. Türkiye Dünya Kupası’nda uzun bir aradan sonra, yıllar sonra Türkiye Dünya Kupası’nda yer alıyor. Bu ülke olarak hepimizi sevindiren bir olay. Kosova milli takımını 1-0 yenerek büyük bir başarıya imza attı. Zaten hak ettiği son maçlarından da belliydi. Güzel goller, iyi oyunlar sergileniyordu. 2026 yılında artık ABD’de Türkiye’nin milli takımı. Tebrik ederiz ve Haydi Türkiye diyoruz.
Değerli arkadaşlar, Gebze’de 29 Ekim 2025 günü bir bina çökmüştü görüyorsunuz ve aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetmişti. Bir çocuk da annesiz babasız ailesiz kalmıştı ve bu konu üzerine bir rapor hazırlandı, aylarca sürdü. Raporun hazırlanması neden bu kadar uzun sürdü diye iki kez Gebze’de yıkılan bina bölge önünde açıklama yaptım. Rapor bir türlü açıklanmadı çünkü çok büyük bir soru işareti vardı. Bölgede bir metro inşaatı vardı. Yıllardır eleştirdiğimiz, 7-8 yıldır devam eden Gebze-Darıca metro hattı vardı ve bu hattın uzun süredir beceriksizce yürütüldüğü, ilk önce Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, daha sonra Ulaştırma Bakanlığı’na devredildiği ve iş bilmez insanlar tarafından yürütüldüğü ve çok büyük gecikmeler olduğu bilgimiz dahilindeydi, defalarca soruyorduk, bakanlar hep birkaç yıl sonra bitecek diye açıklama yapıyorlardı. Sonunda olan oldu. Gebze’de metro inşaatının geçtiği hattın üstündeki bir bina durup dururken yıkıldı. Bir bina durup dururken yıkılmaz. Neden yıkıldı? Yanındaki binalar yıkılmazken bu bina neden yıkıldı? Bu konu hakkında bir rapor sonunda çıktı. Rapor diyor ki: “Bina sağlam ancak binanın altındaki Metro inşaatı bir boşluk oluşturdu ve gerekenler yapılmadı. Ulaştırma Bakanlığı, müteahhit firma, Gebze Belediyesi bu konuda suçludur.” diyor. Şimdi, biz bunun böyle olduğu ihtimalini aylardır söylüyoruz. Düşünün 29 Ekim’den bugüne 5 aydan fazla süre geçmiş. Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart düşünün bu kadar süre içinde rapor açıklanmamış. Aslında raporun açıklandığını görüyoruz ve raporun Aralık’ın sonlarına doğru açıklandığı ama kamuoyuna yansımadığını da bir şekilde öğreniyoruz. Bu da ilginç bir durum. Neden geciktirildiğini de soruyoruz! Burada önemli olan husus şu; zamanında  biz bunları gündeme getirirken Tahir Büyükakın Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı  metro inşaatı  yüzünden olduğu konusunda  ne demişti biliyor musunuz? “Metro müteahhitinin anasından emdiği sütü burnundan getirmeyen namussuzdur ahlaksızlıktır.” demişti. İktidar yetkilileri metro inşaatının yüzünden olduğu yönündeki iddiaları pek kabul etmiyordu. Tahir Büyükakın’a baskı gelince o da kalkıp böyle demişti. Hadi bakalım Sayın Tahir Büyükakın, suçlular çıktı ortaya. Bilirkişi raporu çıktı ortaya. Senin de lafın ortada. Hadi bakalım lafının gereğini yerine getir. Hadi bakalım bu müteahhitlerin görevlilerin yetkililerin Ulaştırma Bakanlığı, müteahhit firma, Gebze Belediyesi eksik yarım bıraktığınız işlerin hesabını bir sor bakalım ne demişsin? “Metro müteahhidinin anasından emdiği süt burnundan getirmeyen namussuzdur ahlaksıztır”. Bakalım namuslu musun ahlaklı mısın bir görelim bakalım buyurun Tahir Bey buyurun alan sizin. Dün 31 Mart’ta diyor ki: “7 yıl boyunca her gün siz aziz vatandaşlarımıza sadece hizmet ettik. Hizmet etmeye devam ediyoruz. Nice yıllarda iyide güzelde doğruda bir olmak dileğiyle.” ya yaptığın işler ortada. Becerememişsiniz. Ulaştırma Bakanlığı’na devretmişsiniz. Ulaştırma Bakanlığı’nda bir sürü skandal. Hep beraber  sonunda işi berbat etmişsiniz. Bina yıkılmış, 4 kişi ölmüş, 1 çocuk öksüz yetim kalmış.  “Vay efendim müteahhidin  burnundan getiririm, namussuzdur, ahlaksızdır getirmeyen.” demişsin. Hadi bakalım buyurun Sayın Tahir Büyükakın. Atması tutması kolay değil mi Sayın Büyükakın? Atıp tutmak kolay maşallah.

Kocaeli’de şu anda ekmek 20 lira. Yine Türkiye’nin en pahalı ekmeğini Kocaeli yiyecek. Ankara’da bile 17,5 lira. En pahalı ekmeği Kocaeli yemiş oluyor. Olay bu. Gramajı düşük tutup fiyatı arttırmayabilirdin kardeşim Kocaeli Valisi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi nedir bu yaptığınız? Bir ekmek fabrikası yok. Fırın lobisinin baskısıyla mı ekmek fabrikası açmıyorsun Sayın Tahir Büyükakın? Nedir bu hal ya? Nedir? Bunları bir açıkla. Kocaeli Valisi nedir ? Türkiye’nin en pahalı ekmeğini yedirme yarışında mısın sen ya? Her sene bunu başarıyorsun Kocaeli Valisi. Nedir bu haliniz ya? Allah aşkına bir Kocaeli milletvekili olarak bu yaptığınızı halka şikayet ediyorum. Ne oluyor? Ne bitiyor? Bunları anlamak mümkün değil diye size soruyorum.

Sosyalistler Partisi, SOLDEP; “Aydın’da polisler tarafından evi basılan yoldaşımız ve Kurucu Üyemiz Murat Sezen gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen yoldaşımız ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşmaktadır.” diyorlar. Türkiye’nin son hali bu. Legal bir partideki kişi böyle birtakım mesnetsiz iddialar ile sürülerek hatta sağlığı da ileri derecede bozuk olmasına rağmen gözaltına alınmış. Bu kişinin bir an evvel serbest bırakılması gerektiğini söylüyoruz.

Akçakale Kaymakamlığı’ndan şikayet var. İsmail Tekin eşinden boşanmış ve kişinin kendisi engelli çocuğuna verilen yardımı alma noktasında başvuruda bulunmuş ve idare bunu reddetmiş. Kişi daha sonra yargıya gitmiş yargı kişiyi haklı bulmuş fakat idare yargı kararını yerine getirmemekte direniyormuş. Belgeler elimizde. Akçakale Kaymakamlığı’na soruyoruz. İdare mahkemesinin kararını niye yerine getirmiyorsunuz Sayın Akçakale Kaymakamlığı ve Kaymakamlık görevlileri? Ne oluyor, ne bitiyor? Türkiye Cumhuriyeti’nde yargı kararına direnen bir idare mi var karşımızda? Sizden bir açıklama bekliyoruz. Belgeler elimizde. Gerçekten idare mahkemesinde kişi kazanmış ama idare kaymakamlık bu noktada  adım atmıyor.  Bu konuda bir an evvel adım atmanız gerektiğini söylüyorum. Kişinin mağduriyeti var ve madden oldukça sıkıntılı 3 kuruş para vermemek için mi çırpınıyorsunuz Akçakale Kaymakamlığı size soruyorum ve bu konuda bir çözüm bulunmasını söylüyorum.

Selman Çark Tüpraş’ta çalışıyor haksız yere işten çıkartılmış, bize de başvuru yapmış. Adeta ketenpereye getirilerek işten çıkartıldığını söylüyor. “Benzer çıkarmalar oldu, tekrar başlattılar. Çok zor durumdayım ve ailece yardım bekliyorum. Tüpraş Batman’daki işime dönmek istiyorum ve çok zor durumdayım.” diyor. Öncesinde de mağduriyetler yaşamış ama çalışmaya devam etmiş ve “Sürekli hedef gösteredim. İş kazaları geçirdim ve ara ara çalıştığım ortamda sürekli şikayet ediliyordum. İşte çalışırken sorunlar oldu ama ben haksızlığa uğradım.” diyor. Bu konuda da Tüpraş’ın bir açıklama yapması gerektiğini de söylüyorum.

Bahar Al, Edirne şehrinin girişinde yasak olmayan bir yerde gözaltına alınmış ağır kronik hastalıkları var, biz Edirne Cezaevi’ni arayacağız ve bu çok soorunlu durumu soruşturacağız. 4 yaşındaki kızı ile hukuka aykırı bir şekilde tutuklanmış ve ölüme terk edilmiş. Birçok hastalığı var. Ankilozan spondilit, varis trombomflebit, kolestrol, şeker, tansiyon, behçet, kronik ateş, kalp, kasıklarda lenf ve vertigo tanıları var. Eşi de tutuklu, kendisi de tutuklu. Kaçma girişimi olayı yok. Bir şehrin etrafında dolaşıyorsanız siz potansiyel suçlu musunuz? Bu olacak bir şey değil. Biz ağır sağlık sorunları yaşayan bu annenin durumu için Edirne Cezaevi’yle görüşeceğiz ve yargının da bu konuda gaddarca davranmaması gerektiğini söylüyorum.

Bir sağlık başvurusu var. “Kardeşim Yunus Çinay, eşi olan Şafak Çinay’ı 4-5 Mart 2026 tarihinde Patmos Devlet Hastanesi’ne kontrole götürdü.” diyor ve birtakım safsaklamalar yaşandığını iddia ediyor ve ambulans çıkarmadılar. “Kendi imkanımla ben 100. Yılı devlet hastanesine götürdüm. Eşim hamileydi. Van 100. Yılı üniversitesi hastanesine yatış yaptılar. Sonra buradan taburcu etmişler. Patnos’da NST yapsın demişler. Tekrar doğumun riskli e olduğu söylenmiş. Başka bir yere sevk durumu mevzubahisi olmuş. “Bu hastaya ambulans veremeyiz.” demiş hastane yetkilileri. Ardından doğum başlamış fakat doğum sonrası anne fenalaşmış. Hemşireler; “Bir şey olmaz naz yapıyor.” demiş. Ardından kadın yoğun bakımlık duruma düşmüş şu anda bitkisel hayatta böbrek yetmezliği yaşamış. Şimdi Sağlık Bakanlığı’na soruyoruz. Patnos Devlet Hastanesi’nde neler oldu? Bakın kişinin ismini Şafak Çınar Sayın Bakan Kemal Memişoğlu. Doğum sonrası  yoğun bakanlık bir anne. Nedir bu durum? Patnos Devlet Hastanesi’nde ağır ihmaller mi yaşandı? Bize bir açıklama yapmanız gerekiyor. Yazılı olarak soru önergemizi sorduk son derece ciddi bir durum aile çok mağdur, biz de konunun peşindeyiz.

Öğrenci affında istisnai gruplar oluşturarak siyasi suçluları kapsam dışı bırakmak istiyorlar. Bu kabul edilemez denilmiş. 11. Yargı paketinde eksik bırakılan hususlar 12. Yargı paketinde yer alsın deniliyor. Böyle çok başvuru alıyoruz.

“Batman Kapalı Cezaevi’nde haksız bir şekilde tuttuğu olan yeğenim Rıdvan Yalçınkaya’ya özgürlük hakkı tanınmalı.” Başvurusu var.

Yarın bir katliam yıldönümü, ikinci yıldönümü Gayrettepe Gece Kulübü Katliamı davasının ikinci yılındayız. 14. Duruşmaya doğru gidiyoruz. Mağdurlarla görüştük. Emine Kaya Baş hanımefendiyle görüştüğümde çok üzüldüm. Gerçekten 2 yıldır izinsiz yürüyen tadilat, denetimsizlik, iş güvenliği önlemlerinin alınmaması, kar hırsının sorgulanmaması, mahkemelerde doğru düzgün sorgulanmıyor. 29 insan can vermiş durumda ve çok atıl bir mahkeme süreci var. Kamuoyu desteği yetersiz. Biz kamuoyuna 2 Nisan’da yarın bu katliam davası basın açıklamasına tüm toplumun destek vermesi gerektiğini söylüyoruz.

Mahsun Oğuz, Şakran Aliğa 4 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda astım olduğu için sigara içilmeyen koğuştaymış. Sigara koğuşuna vermişler. Eski koğuşuna bile vermemişler. Astımlı bir hastayı sigara koğuşunda lütfen tutmayın. Şakran Aliğa 4 No’lu T Tipi yönetimi.

Cengiz Özdemir İzmir Aliağa Şakran 4 No’lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalıyor, sigara içmeyen bir kişi ve sigara koğuşuna verilmiş, insanları astım etmeye mi çalışıyorsunuz diye soruyorum Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne.

Engin Özdemir Sakarya  2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmakta ve İzmir Şakran’a nakli isteniyor, “Görüşlere gidemiyoruz.” demiş yakınları.

Barınaklarla ilgili çok şikayetler var. Hayvan severler, hayvan hakları savunucuları bize başvuruyorlar. “Toplama işlemleri açıkça suçtur. Bununla birlikte hayvanlara yönelik cinsel istismar vakaları, hayvan ticareti adı altında yürütülen yasa dışı faaliyetler kanunsuz şekilde düzenlenen hayvan dövüşleri, hayvanlar üzerinden menfaat sağlayan kişi ve sözde dernekler, barınak ziyaretlerinin hiçbir gerekçe gösterilmeden yasaklanması, hayvanseverlere karşı barınak çalışanları ile bazı kamu görevlilerinin tehditkâr tutumları, soruşturulmalı.” Diyorlar.

Hüseyin Güç Ankara Sincan L Cezaevi’nde, 7 aydır mahkemeye çıkmadan yatıyor, 2 aydır uyuz olmuş ve yeterli tedavi alamıyormuş.

Yusuf Evliya, Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde kalmakta ve adil yargılanmadığı konusunda yoğun başvurusu. “Mahkeme çok çelişkili geçmiş, savcı çelişkili ceza istemiş, savcının kurbanı oldu.” diyorlar Yusuf Evliya için ve “Suçu polis tarafından oğlum Yusuf Evliya’nın üstüne attılar.” Yusuf Evliya’ya kumpas kurulduğu iddiası var vatandaşın.

Emre Kurnaz: “2001 doğumluyum ve çocuk yuvasına girdik. Ablalarıma memuriyet hakkı verdiler, abim ve bana vermediler. Dava açtık, onlarca emsal karar sunduk ama saçma sapan bir cevapla kaybettirdiler. Sosyal hizmetlere gittim, kurum müdürü, eski çocuk yuvası müdürümüz; “Dava açmayın suç bizim ama dava açarsan ablaların memuriyetleri de yanar.” Demiş ve davayı kaybettim ve kuruma borçlu çıktım.” diyor.  Ortada kalmış çocuklara pozitif ayrımcılık tanınmalı ama Aile Bakanlığı’nın bu noktada hiç iyi bir durumda olmadığını görüyor.

“Mehmet Ak Marmara 3 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde eşim 4 ay öncesine kadar açık cezaevindeydi fakat disiplin suçundan dolayı kapalıya alındı. 4 ay oldu henüz yeni onaylandı disiplini. Cezaevi bir ceza verdi infaz hakimi böyle bir suç yok dedi. Cezaevi bu sefer benzer bir ceza ile geldi bu sefer onaylandı tam 4 ay sürdü. 1 yıl Kapalıda kalacak eşim. Bu mudur ıslah yönetimi? Sizlerden yöneticilerin zemin hazırladığı bu disiplin suçları için destek bekliyoruz. 20 kişilik koğuşlarda 50 kişi barındırıp sinirlenme diyorlar. Olacak bir iş mi?” diyor.

Çeşitli cezaevi ziyaretleri yapıyorum. Bu ziyaretler hakkında ilgi vermek isterim. Hayrullah Özbulat, Kocaeli 1 No’lu T Tipi Cezaevi’nde helikopter teknisyeni KHK’lı bir insan ve “Telefon görüşümüz az, adliler ile bir değiliz, ayrımcılık yapılıyor bize. Ben ülkemden kaçmayı düşünmedim, bu ülkede kalmayı tercih ettim ve kalabalık 16 kişilik yerde yatıyoruz.” diyor.

Adem Özdemir Kocaeli 1 No’lu T Tipi Cezaevi’nde; bir sosyal medya paylaşımı dolayısıyla aylardır cezaevinde, insanların en hafif nedenlerle ağır bir şekilde özgürlüğünü kısıtlandığı bir ülkedeyiz.

Zabit Kişi Kocaeli 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalmakta; uzun süre zorla kaybedip kaçırılan, 108 gün boyunca işkence edilen bir insan. Aynı zamanda nadir görülen bir hastalığı var ve birçok ihlallerle mücadele ediyor. Kendisi çok ciddi bir hak mücadelecisi. Onu görüyorum cezaevinde.

Mahmut ABA, Kocaeli 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalmakta; “Kürtçe kitaplar alınmıyor.” diyor. Nereye? Kocaeli Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’ne Kürtçe kitaplar fiilen alınmıyor arkadaşlar. Olacak bir iş değil. Abuk sabuk gerekçeler ileri sürülüyor ve Kürtçe kitap şu anda alınmıyor. Diş çekimleri meselesinde de çok gecikme var. Hamza Ağırman’ın oda Değişim talebinde reddedilmiş.

Burak Başer, Kocaeli 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalmakta; kendisi kaldığı yurdu protesto ettiği için inanılmaz ağır bir ceza alan bir genç öğrenci. “Kitaplarımız mahkeme kararı olmadan engelleniyor, örgütsel deniliyor, kitap alamıyoruz. Ufuk Keskin’in diş çıkartma sorunu devam ediyor ama diğer diyet sorunları halloldu. Burada intiharlar var.” diyor.  Bakın Kocaeli 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde mahpuslarla görüştüm ve son zamanlarda çok yoğun adli mahpus intiharları olduğunu duydum arkadaşlar. Çok ciddi bir durum. Bunu Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü mercek altına almalı.

Muammer Karalar Kocaeli 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalmakta 49 yaşında eski bir uzman çavuş, Cumhuriyet Başsavcısı bile beraat istemiş ve adamın cezasını beraatten müebbete çekmiş. Şu hale bakın ya. Beraat ediyor, ardından cumhuriyet savcısı da diyor ki: “Evet beraat etmeli.” adama müebbet veriyorlar.  O kadar afaki cezalar veriliyor ki arkadaşlar. Kişi şok olduğunu söyledi gerçekten ben de şok oldum.

Leyla Aygün Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalmakta, HDP eski il eşbaşkanımız kendisiyle de görüştüm ve kendisi de cezaevindeki Ratibe ve Mahide adlı iki engellinin bir arada kaldığını ve cezaevi idaresinin bu çok zor durumdaki iki engelli mahpus için gerekeni yapmadığını söyledi. Biz de cezaevi idaresiyle görüştük. Sayın Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi idaresi insanların suçları veya suç ithamları olabilir ama cezaevinde özgürlüğün kısıtlanması üstüne başka bir ceza daha eklenmemeli.  iki tane engelli yan yana birbirinden perişan durumda, siz bunları bir arada tutmayın, başka koşulları verin ve bu insanlar normal bir hayat yaşasınlar. Bir zulüm altında yaşamasınlar.

Son zamanlarda biliyorsunuz o kadar mahpus var ki, mahpus yakınlarının cezaevi ziyaretleri sırasında geçirdikleri trafik kazaları, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin son yıllardaki en ağır yaralama ve ölüm vakalarını oluşturuyor. Kocaeli 1 NO’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalan Meryem Kara’nın annesi cezaevini ziyarete giderken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybediyor ve yakınları da yoğun bakımda. Çok üzüntülü gördüm Meryem Kara’yı. “Ailem benim için zorluk çekti, hapishane yollarında da sonunda öldü.” diye çok büyük bir üzüntü yaşıyordu.

Burcu Güneş, Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalmakta; 4 yıl ceza almış özel eğitim öğretmeni bir Kürt mahpus kendisi de mağdur edildiğini söylüyor fakat aynı zamanda Fatma Arşimet Kocaeli Şehir Hastanesi’nde bir cerrahi durumu var. Bununla ilgili bir doktor ihtiyacı da var. Bu konuda da bir an evvel ameliyatının gerçekleşmesi gerekiyor.

Ayten Öztürk Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalmakta, kendisi 6 ay boyunca zorla kaybedilip kaçırılan bir mahpus, vücudunda 898 işkence izi bulunmuş, inanılmaz vahşetler, işkenceler yaşamış bir kadın mahpus ve elde hiçbir delil olmadan birisinin bir lafıyla ağırlaştırılmış müebbet cezasına mahkum edilmiş bir insan. Kaçırıldığını söylediği için bunun hikayesini dışarıda anlattığı için cezası ağırlaştırıldıkça ağırlaştırılmış. Bu arada babası, kendisi 6 ay boyunca kaçınıldığı esnada, onun gördüğü işkenceleri duyduğu için kalp kriziyle hayatını kaybetmiş. Annesi de önceden hayatını kaybetmiş ve çok ağır bir tecritte olduğunu, anne babayla görüşemediğini, bayramlarda vasi görüşü yaşında görüşemiyoruz.” diyor. Engelli kardeşler de gelip onunla görüşemiyormuş. “Neredeyse hiç ziyaretçim yok.” diyor. Çok zor durumda olduğunu söylüyor.

Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalmakta olan Eski Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ ile görüştüm ve o da barış sürecinin ağırkanlı bir şekilde yürütülmesini eleştirdi ve “Barışın aktörleri buna ne kadar daha dayanabilecek? Bu olacak bir iş değil.” Dedi.

Aysun Akdağ Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalmakta  ve o da sağlık ile ilgili muayenelerde ring araçlarının çok ağır hak iklallerine neden olduğunu, kötü olduğunu, ring aracı ile tüm gün hastanede tutulduklarını, geniş arabaların olmadığını bilerek hastaneye giderken aynı gruptan mahpuslar olsalar bile, aynı böyle ring aracına konularak zulme uğradıklarını söylüyor. “Mektup ve sağlıkla ilgili sorunlar var. Başka hapishaneden gelen kitaplar alınmıyor. Mektuplarımız habire sansüre uğruyor. Kitap bilgisayar çıktısı da alınmıyor. Habire mektuplarımız karalanıyor. İfade özgürlüğümüz çiğneniyor.” Diyor. Şehir Hastanesi’nin de mahkum koşulu kötüymüş. Bununla ilgili de Şehir Hastanesi Başhekimliği ile konuşacağız. Mahkum koğuşunda çok hasta olduğu ve gayrinsani şartlar olduğuna dair de önemli bildirimlerde bulundu.

Bergün Varan Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalmakta; kendisi Grup Yorum üyesiymiş ve saçlarını koparmışlar, polis polis saçını çekmiş, saçı kopmuş. Hatırlarsanız 2017’de böyle bir fotoğraf vardı, Grup Yorum üyesinin saçı koparılmıştı. “Saç çekme işkencesini anlatırsan, sen görürsün gününü.” denilmiş ve 8 yılda 8 kez tutuklanmış. Gördüğü işkenceyi anlatması sonrasında 8 yılda 8 kez habire tutuklanmış, abuk sabuk gerekçelerle hiçbir kaçma girişimi olmadığını iletti ve Segbis bir keresinde açık kalmış, hakim ve savcının arasındaki konuşma duyulmuş. Hakim savcıya demiş ki: “Niye tahliye istiyorsun, savcı bey habire?” savcı da demiş ki: “ Bomboş dosya ya bunun için nasıl tahliye istemeyeyim?“bakın  aradaki konuşmalar böyle.

Mahsum Yıldız Kocaeli 1 NO’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalmakt olan  adli bir mahpus. Psikolojisi de çok iyi olan bir mahpus değil. Biz de cezaevi idarecilerine bildirdik. Gerekli psikiyatrik takipler yapılmalı mahpuslar için çünkü zor bir ortam. Dört duvar demir parmaklıklar arkasında ve ateşin üzerine benzin dökülmemeli. Mahpus sorunluysa onu bir şekilde tedavi ettirmek, sorunları ıslah etmek ve çözüme kavuşturmak gerekli. Mahpusla itiş kakışa girmemeli. Mahpus küfretti deniliyor, memurlar mahpusu dövmüşler, parmağını kırmışlar. Birisiyle böyle psikolojisi düzelmeden tartışmaya girersen karşılıklı küfür ve darplardan başkası olmaz. İdarecilerin gerçekten idarecilik yapması ve bu noktada selim olması gerektiğini söylüyorum.

Van’da ücretli öğretmenlik yapan bir vatandaş, Mithat Dumlu bize başvurdu. “Ya bu ücretli öğretmenlerin hali nedir vekilim? Ocak ayında 3 gün tatil edildi önce ödeme yapıldığı için ödenen o 3 gün parasınıda geri istediler ve geri ödeme zorunda kaldık. İdari tatil olduğu halde, diğer tatil günlerini düşünmüyorum bile, çok zor durumdayız habire tatillerde paramız kesiliyor evliyim geçinemiyorum.” Diyor.

Sincan cezaevi ziyareti de yaptık. Orada da yine Osman Yiğit, Sincan T Tipi Cezaevi’nde kalmakta, normal şartlar altında Ankara’da oturan bir kişi ve bir öğretmenmiş. Kendisi cezaevinde örgüt üyesi olarak cezalandırılıyor ancak orayı bir kitap okuma yerine çevirmiş. Üç üniversite bitirmiş. 400 Kitap okumuş.  Sosyoloji, sosyal medya, kültürel miras okullarını. Bitirmiş ve “Çocuklarımın ve eşimin psikolojisi iyi değil.  burada Sincan T Tipi Cezaevi’nde denetimli serbest verilmiyor, şartlı tahliyeler verilmiyor, bilerek yokuşa sürülüyor.” Dedi. Evet, bunu ben de hangi mahpusla görüşsem gördüm arkadaşlar. Türkiye’de çok özellikli bir cezaevi, Sincan T Tipi Cezaevi. Mümkün olduğu kadar yokuşa sürülüyor, insanlara hakları veriliyor, haklar gasp ediliyor. Bu çok ağır bir suç. Ya bu dünyada ya öte dünyada idareciler bu konuda mutlaka hukuken bir karşılık görürler. Hukuk bu denli insan haklarını ayaklar altına almayı kabul etmez. Bu devir geçer, bu iktidarlar geçer. İdareciler yaptıkları yanlış işler yüzünden vicdanı rahatsız olurlar. Hem bu dünya hem de öte dünyada bunların verilecek hesabı yok arkadaşlar.

Erdem Yavuz Sincan T Tipi Cezaevi’nde kalmakta ve 46 yaşında Tokat Niksar’lı bir eski asker astsubay diyor ki: “Benim suçum neydi ki? Görevimi yaptım. Bana bir mesaj geldi. Ben de mesajı ilettim. Bu mesaj meğerse Yurtta Sulh Konseyi’nin mesajıymış. Bana gönderilen mesajı iletme görevi olan bir insanım. Ne yapsaydım başka? Kars’ta olduğu halde yok “Siz Meclis’I bombalamışsınız.” denilerek beraat kararı bozulmuş, istinaf bozmuş kararı.  beraat ettiği halde ite kaka tekrar, “Yok efendim Kars’ta olduğu halde meclis bombalandı” diye dayatma yapılmış ve sonunda ağır bir ceza verilmiş kendisine. Bu müebbeti hak etmiyorduk ama maalesef ağır bir şekilde cezalandırdık.” Dedi.

Serkan Cam, Sincan T Tipi Cezaevi’nde kalmakta ve kendisi; “Burada yaşlı mahpuslar var çok zor durumdalar.” dedi onların durumlarını anlattı. “Devlet aklı nerede diye düşünüyorum ve devletin aklının vicdan yönünde işlemesi gerektiğini söylüyorum.” Diyor.

Yusuf Güriçin Sincan T Tipi Cezaevi’nde kalmakta; evraklarını da aldım kendisinden. Olacak bir iş değil. Bu ne iştir kardeşim ? Bakın 1/ 10 verilmemiş bir, ikincisi 3 kez denetimli serbestlik hakkı verilmemiş. İyi hal puanı mı yok diye soracak olursanız, hayır var. 65’in üstünde iyi hal puanları var. Adam her şeyi yapmış ancak öyle inatla denetimli serbestliği verilmemiş. Şartlı tahliyesi gelmiş artık neredeyse. 1 ay sonra denetimli serbestliği verilsin artık. Gözlem Kurulu’nda böyle bir karar çıkmış ama itiraz var. Bunlarla beraber Yusuf Güriçin çok ağır bir şekilde mağdur edilmiş. “Ailece perişan olduk Tarafsız koğuşa da geçemiyorum.” Diyor ve niyet okuyorlar.  Adamın adeta kalbini okuyorlar. Adam idarenin istediği her şeyi söylemiş. Pişmanlık dahil ne istemişse söylenmiş. “Yok efendim. ”Senin terörist olduğuna inanıyoruz.” Deniliyor hatta gözlem kurulundan iki kişi karşı çıkmış buna. Bütün belgeler deliller ortada bu kişiye ”Evet, artık tahliye verelim.” denilmiş. İki kişi itiraz etmiş kurulun kararına. Buna rağmen kurul böyle bir kararı dayatmış. Gerçekten mahpuslara Sincan T Tipi Cezaevi’nde zulmediliyor arkadaşlar. Bunu kabul etmiyorum. İnsan hakları çiğneniyor. Özgürlük hakkı çiğneniyor.

Yorumlar