1 Nisan 2026
Evet, sevgili halkımız, malum ağır bir enerji krizi var ancak bu enerji krizini kim çıkardı ve kim bu krize göz yumuyor, yardımcı oluyor, boyun eğiyor? Evet, bu soruyu soralım. ABD ve İsrail’in saldırısıyla bu kriz ortaya çıktı ve bölgede şu anda bir kan gölü var.
Şimdi, bakın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir sözü var burada; diyor ki: “Ey Amerikan devleti, bu kan senin eline de bulaşmıştır. Ey Avrupa’nın devlet ve hükûmet başkanları, İsrail’in bu vampirliğine ortak oldunuz çünkü sustunuz.” Bu, yeni bir söz değil arkadaşlar, iki yıl önceki bir söz. Şu anda Sayın Erdoğan, ABD’ye bir şey diyemiyor, İsrail’e sadece laf edebiliyor. ABD’ye iki yıl önce bu lafı söyleyen Erdoğan şu anda bir şey söyleyemiyor.
Şimdi, bakın, yerine ne yapıyor? Adana’da çok uluslu bir NATO üssü daha kuruluyor arkadaşlar. ABD’ye bunu söyleyen, İsrail’i lanetleyen Erdoğan, şu anda Adana’da bir çok uluslu NATO üssü kurduruyor, Montrö Anlaşması ihlal edilerek boğazlarda bir NATO üssü kuruluyor, Kürecik ve İncirlik’e patirot konuşlandırılıyor. Nasıl oluyor bu işler? Hani siz bu saldırıya karşıydınız. Bakın, bahsettiğimiz kişi “Dostum Trump.” dediğiniz kişi artık “Eğlence için vuruyoruz.” diyor. Eğlence için vuran bir adamla karşı karşıyayız. İsrail ne yapıyor? Şampanya patlatarak idam yasasını onaylıyor. Sayın Hakan Fidan ne diyor? “Bizim İsrail’le yapısal bir sorunumuz yoktur.” Bu arada ne oluyor? 11 Ekimden beri 713 Filistinli katledilmiş durumda. Peki, Birleşmiş Milletler yerine Trump kuruluna koşturan Sayın Erdoğan ne yapıyor? ABD’nin yanında bu pozisyonda. Arap Liginde gidip Arap liderleriyle İran’ı suçlu buluyorlar, ABD ve İsrail’e tek kelime yok. Gazze’de 11 Ekimden beri 713 kişi katledilmiş durumda. Var mı yani bir “Barış” diye bir şey var mı arkadaşlar? Trump özellikle İran’da kanser hastalarının ilaçlarının üretildiği fabrikaları vuruyor ve siz bu arada ne yapıyorsunuz işte, ispatı boğazlarda yeni NATO üssü kuruyorsunuz bu olacak bir iş değil arkadaşlar. Şu anda Kürecik İsrail’in savunmasını sağlamak üzere konuşlanmış durumda ve bunu yaptırıyor adam.
Şimdi bir de benim vicdanım yalana müsaade etmez arkadaşlar. Az evvel Leyla Şahin burada dedi ki: “Binali Yıldırım herhangi bir tünele girmemişti.” Meclisin tutanaklarını araştırdım Sayın Leyla Şahin bir yalanınızı daha ortaya çıkardım.
Bakın, 3 Kasım 2016 Sayın Leyla Şahin. Başbakanlık Müsteşarı Ergin Ergül ne diyor? İyi dinleyin. Böyle ortalıkta yalan dolan atmakla bir yere varılmıyor.
“Ilgaz çıkışında bir jandarma aracı tarafından Sayın Başbakanımızın konvoyuna ateş açılmış, bunun üzerine konvoy tekrar Ilgaz’a dönmüştür, kriz yönetimine Ilgaz’dan devam edilmiştir.”
Ya, işte, gördünüz mü Leyla Şahin. Ya var ya, sizin hayatınız yalan!
Bakın, işte, böyle belgeler çıkar, mahcup olursunuz. Sayın Gökhan Günaydın’a “Yalan bu falan.” deyip duruyordunuz.
Ne oldu, yüzünüz kızarıyor mu?
Alın size belge. Ya, al, belge işte ya! Ne konuşuyorsun belge bu!
Meclisin tutanağı bunlar! Allah Allah Meclisin tutanağı, vereyim istersen!























Yorumlar