12 Ekim 2025
Diyarbakır Tavşantepe köyünde çok kritik bir noktadayız. Narin Güran’ın kuzenlerinden ayrılıp yukarı evine doğru çıktığı patikanın başındayız. Bu patika neresi? Bakın arkada okul var. İleride Maşallah Güran’ın, Hüseyin Güran’ın evi var. Böyle bir yer. Kuzenleri Hüseyin Güran, Maşallah Güran’ın evine doğru buradan ayrılıyorlar. Narin Güran’da buradan yukarı çıkıyor. Şimdi Sayın Avukatım, Onur Bey, buradan yukarı Arif’in evine, babasının evine çıkana kadar kaç saniyede çıktığını söylüyor?
Av. Onur Akdağ: Şimdi çocuklar camiden geliyor, bu noktada 4 kuzeninden ayrılıyor. Okul kamerasında biz görüyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Okul kamerasındaki saniyeden itibaren patikanın sonuna 2.5 dakikada çıkılacak yeri 51 saniyede çıktığı söyleniyor. Kim söylüyor bunu?
Av. Onur Akdağ: Ulusal Kriminal Büro orada bir karartıyı görüyor aslında bir piksel kayması bu Narin muhtemelen çıkmıştır diyerek mahkemenin hüküm kurmasını sağlıyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Bu çok kritik bir nokta o yüzden Onur Bey bunun altını çiziyor o zaman biz dakika tutarak başlayalım sıfırıncı saniyeden itibaren. Biz Narin gibi yürüyerek yukarı doğru çıkıyoruz. Biz yukarı doğru çıkıyoruz. Narin Güran burada 21 Ağustos günü tek başına yukarı çıkıyor. Bakalım kaç dakikada babasının evinin yanındaki ahıra ulaşacak güya bir iddia var ortada. Şimdiden 20 saniye olmuş. Oldukça dik bir bayırı çıkıyoruz arkadaşlar. Biz büyüğüz Narin 8 yaşında bir çocuk. Biz çıkmaya devam ediyoruz ve 21 Ağustos’ta oldukça sıcak bir yaz günü 50 dereceye yakın bir sıcaklık. Narin yukarı çıkıyor patikadan. Biz Narin’den daha hızlı çıkıyoruz. Yaklaşık 35-40 derecelik bir açı. O terlikle yürüyor. Biz ondan hızlı yürüyoruz aslında. Hava oldukça sıcak. Şimdiden 1 dakika 10 saniye. Devam ediyoruz. Oldukça da dik bir bayır.. Nereden dönüyor diye iddia ediliyor. Kaçıncı dakikaya ulaştık Onur Bey?
Av. Onur Akdağ:1 dakika 35 saniye.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Devam ediyoruz 2 dakikayı geçti. Bir kız çocuğu Narin’in 51 saniyede tırmandı denildiği yeri biz hızlı bir şekilde ve yaz günü olmamasına, sonbahar olmasına rağmen 2 dakikayı aşkın bir şekilde ancak 2 dakika 14 saniyede ancak ulaşabildik.
Arif Güran: Bu boşluğa karartı diyorlar. Siyah kapıya ikinci karartı diyorlar. Ona da karartı diyorlar.
Av. Onur Akdağ: Görüntü iyileştirme yapamamış. Sadece üzerlerinde kontrast değişikliği yapmış. Görüntülerde bir gürültü diye bir şey var. O gürültü dediğimiz şey piksel kayması. Saniyede 20 piksel kayıyor.
Av. Mustafa Demir: O görüntüde karede 20 piksel kayıyor. Sadece orada karartı değil söz konusu o karartılar biz videoyu izlediğimiz için biliyoruz aynı yakınlaştırma yaptığımızda her yerde bulabiliyoruz o karartıları. O piksel kaymalarını her yerde bulabiliyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Karşıdaki kameranın çekimleri kastediliyor.
Arif Güran: 3 tane kamera var. Mobesede kayıt almadık. Şahingözü de kayıt almıyoruz ve diğer kamerada diyorlar ki şu anki bilirkişinin çıkardığı kamera zoomlatarak verildi.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Kaliteli kamera alsaydı burada ne olduğunu zaten gösterecekti o silindi.
Av Onur Akdağ: Seyrantepe’de büyük binalar var. Onun çatısını bile net bir şekilde görebiliyor. Onlarca kilometer ötede. Burası sadece 750 metre.
Arif Güran: Türkiye gündemine oturan bir olayda diyorlar ki biz kamerayı unuttuk, unutalım. Dünyada öyle bir şey var mı? Diyorlar ki: “Kamera sadece 15 gün kayıt alıyor.” Bugün normal bir esnafın, bir bakkalın, bir marketin kayıt süresi 1 aydır. Bugün devletin buradaki karakol normal bir karakol değil. Havaalanını koruyan bir üs bölgesidir burası. Nasıl 15 gün kayıt alınıyor? Mahkeme salonunda mahkeme başkanına bu soruyu sordurdum. Sayın başkanım burada bir terör eylemi olursa diyelim bu insanların nereden, nasıl, hangi çatıdan buraya geldiğini nasıl tespit edeceksin? “Vallahi sen de haklısın.” Ben haklı değilim. Hakikati çıkarın diyorum. Sayın başkan ama gel gelelim “Sen de haklısın.” Geçiştirip “otur tamam otur otur otur.” diyor. Böyle bir yargılama dünyada yok. Yok öyle bir şey ya. Şu an benim evimin net gören 3 tane kamera var.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Onur Bey, Mustafa Bey şimdi bu hukukta son derece önemli. İlk gün zaten bu kameranın peşine düşülmesi gerekmiyor mu? Ne oldu burada?
Av. Mustafa Demir: Kesinlikle gerekiyor. O kamera çünkü köyün bütün giriş çıkış yollarını gören kamera.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Peki niye peşine düşülmedi?
Av. Mustafa Demir: Büyük bir ihmal diyoruz. Yani en basit tabiriyle bu. Eğer bir kasıt yoksa… Büyük bir ihmaldir, bu soruşturma gerekir. Biz şikayet ettik, bu yetkililerin, bu soruşturmayı yürüten birimde, kamerayı izleyen, bakan kimse hakkında işlem yapılması lazım. Görevi ihmal suçu veya varsa delil karartma varsa, delil karartmadan ceza almaları gerekir bunlara. Bizim şikayetlerimiz var, bekleyip göreceğiz ne olacağını.
Av. Onur Akdağ: Bizim mahkemeye talebimiz şöyleydi, biz dedik ki bize verilen görüntüler, iyi niyetle söyledik, aktarım esnasında bunlar çözünürlüğü kötüleştirilmiştir, yani kötü olmuştur, bozulmuştur. Biz mahkemenin heyetle birlikte, bilirkişilerle birlikte oraya gidip yerinde inceleme yapmasını talep ettik. Bu yerinde inceleme ile o görüntüler gerçekten bu kadar kötü mü, değil mi? Üzerinde oynama var mı, yok mu? Ya da siz alın harddiski size göndersin, siz bir adli bilirkişi incelesin dedik. Ancak bu taleplerimiz reddedildi. Bu talepler yerine getirilmiş olsaydı şimdi biz aslında gerçeği öğrenecektik. Kameralarda bozulma var mı? Silinme var mı?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Ya bir büyük ihmal var, büyük bir beceriksizlik var ya da büyük bir kasıt ve delil karartma var. İş ortaya çıkıyor.
Av. Mustafa Demir: “Burada tuhaf olan şu, aile bireyleri olaydan sonra Erhan Bey, yine aşağıda Hüseyin Amca’yı gördünüz, Hüseyin Bey, Barış Bey, olaydan sonra kameraların önemli olduğu köy içinde anlık çocuklarımız var, şu var diye evlerine kamera taktırıyorlar. Bakanlık o dönem bir açıklama yaptı kameraları biz TÜBİTAK’a yolladık silinen verileri geri getirmeye çalışıyoruz biz sevindik dedik herhalde o kameralar unutulmuş alınmış onlara bakılıyor. Oysaki bakılan şey olaydan sonra Erhan Bey’in evine taktırdığı kameraymış. Narin’e ne olduğunu aramıyorlar. Narin’e kimin ne yaptığını gösterecek kamerayı incelemiyorlar. Geri getirmeye çalışmıyorlar. Geri getirmeye çalıştıkları ya bu aile ne yapmış, nerede toplanmış, ne konuşmuş. Bunu araştırmışlar. Narin’e ne olduğuyla ilgilenilmemiş. Önceden karar kafalarında oluşturulmuş. Bu gerçekten dosyaya nasıl bakıldığını en net gösteren verilerden biri. Bu kabul edilemez.
Av. Onur Akdağ: Asıl mevzu 19 gün boyunca aile dedikleri için, aileyi şeytanlaştırdıkları için, günün sonunda da Nevzat Bahtiyar bulunduğu zaman topluma çıkıp bir özür dileyemediler. Kusura bakmayın biz böyle yanlış yaptık, olur olmaz tutanaklar tuttuk, aileye işkence ettik, aileyi herkesin önüne yem olarak attık. Asıl faili biz bulduk deyip bir özür dilemediler. Çünkü niye? İtibardan tasarruf olmaz dediler. Bu şekilde olay kapattırıldı çünkü medyanın önüne artık olur olmaz senaryoları, şimdi bu tür kumpas davalarında savcılığın, kolluğun söyleyemediği sözleri, senaryoları ya medyaya söyletirler ya da sosyal medyaya söyletirler ki öyle oldu.
Diyarbakır Tavşantepe köyündeyiz. Burası Narin Güran’ın Kur’an kursuna gittiği Tavşantepe camisi. Altında Kur’an kursu var. Narin kızımız buraya 21 Ağustos günü Kur’an kursuna gelmişti kuzenleriyle beraber ve ardından Kur’an kursundan çıktı ve saat 15.00 civarları buradan yürümeye başladı. Yukarıda evi var Narin Güran’ın. Bir yol yürüyüp oradan patikadan sola doğru yukarı çıkması gerekecek. Biz burada neler yaşandığını Avukat Mustafa Demir ve baba Arif Güran’dan dinleyeceğiz. Bize kısaca, özetle anlatacaklar. Mustafa Bey, buradan çıktılar Narin Güran ve kuzenleri. Ne oldu sonra?
Av. Mustafa Demir: “Kuzenleriyle birlikte buradan çıkıyor. O gün camiye giderken etekle eş bir yazması var. Onları kapının önünde 15.05’de çıktığında kendi çantasına koyup Kuzenleriyle birlikte bu güzergâhtan tam yürürken. Annesinin evinin çatısında biri görünüyor. Yapışık zaten. Orası Nevzat’ın annesinin evi. Kendi evi biraz geride ama orası annesinin evi. Tam buradan çıktıktan sonra 15.07.55 civarı Nevzat Bahtiyar Salim Güran’ı arıyor. Ne tesadüftür ki tam o sırada Narin evinin önünde görüş açısına giriyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Narin Güran ve kuzenleri buradan çıktıktan sonra yürüyüş halindeler. 15.06’da yürüyorlar.
Av. Mustafa Demir: Saat 15.07’yi 15.08’e bağlayan saniyelerde Nevzat Bahtiyar Salim’i arıyor Narin kuzenleri ile konuşuyorlar evden saat 17.00’a kadar izin almış kuzenleriyle olacak diye annesinden ancak kuzenleri gidip “Dinlenelim hava sıcak yemek yiyelim acıktık 17.00’dan sonra buluşalım.” diye anlaşıyorlar konuşmalar bu şekilde gerçekleşirken anlattığım konuşmalarda artık sol tarafta görünen ev Nevzat Bahtiyar’ın evi. Nevzat Bahtiyar’ın evine doğru geliyor çocuklar.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Biz çocukların yürüdüğü gibi buradan böyle yürüyoruz. Saat kaç şimdi?
Av. Mustafa Demir:Şu an 15.08 oldu. Nevzat Bahtiyar Salim ile görüşüyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu : Şu ev Nevzat’ın evi. Şu anda boş kullanılmıyor ve tahminen Nevzat Bahtiyar şuralarda çocukları görüyor diye düşünüyorsunuz. Öyle mi?
Av. Mustafa Demir: Tabii ki çünkü başka izahı yok. Bu arama tesadüf denemeyecek bir zamanlamaya denk geliyor. Tam Narin Nevzat’ın evinden rahat bir şekilde görüş sağladığı anda Salim’i arıyor. Bu yoldan tabi çocuklar devam ediyor. Sonra Salim’in yerini öğreniyor. Salim evde yemek yiyor. Bunu kendisi de beyan ediyor. Eşi de beyan ediyor. Güya su arızası için aramış. -“Daha sonra “Arkadaki ağaçları, öndeki patlıcanları suladım.” diyor. -“Suyu nereden çektin?” dediğinde, -“Annemin evinden çektim.”. diyor. -“Hemen çıktığını söyle.” yani burada birçok tutarsızlık var. Burası kendi annesinin evi yine. Burada da şu anda oturan yok.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Yavaş yavaş çocuklar bu güzergahtan gidiyorlar. Saat kaç oluyor şu anda?
Av. Mustafa Demir: 15.09, 15.10’a geldi artık.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: 15.10’a geldi. Yürüyoruz ve bakın şu patika, şu patikayı çıkacak. Çocuklar buraya geliyorlar ve bir yerde ayrılacaklar Mustafa Bey. Ayrım noktasına doğru çocuklar bizim gibi burada böyle yürüyorlar. Narin’le beraber olan çocuklar hatta. Hatice Narin’e de çok benziyor. Nerede ayrıldın Narin ile?
Hatice Güran. “Buradan ayrıldık. Narin yukarı çıkıyordu. O tezeklerin yanında durdu. Bir yere baktı. Buralarda bize el salladı. Biz daha arkamıza bakmadık. Sonra ben tek baktım. Tepeye dedim Narin nerede? O buradaydı hala. Ondan sonra tekrar önüme döndüm. Arkama baktığımda Narin tezeklerin önünde durup bir yere bakıyordu. Nevzat Bahtiyar’ın evine doğru bakıyordu.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Sen neredeydin o sırada?
Hatice Güran: “Bu ağaç olduğundan dolayı biz daha Narin’i göremedik. Ağaç daha böyle kabarıktı. Biz oralardaydık.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Siz şu ağacın oralardaydınız, en son tezeğin oralarda gördün Narin’i, öyle mi?
Hatice Güran: “ Evet.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Sol tarafa doğru bakıyordu, öyle mi?”
Hatice Güran: “Nevzat Bahtiyar’a hep amca diyor, Nevzat Bahtiyar ona para da veriyordu.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Saat kaç o sırada?
Av. Mustafa Demir: 15.11’de, şurada ayrıldı artık, Burada son görme ayağının son şurada. 15.11.14 artık kameralarda görünmüyor. Ayağının ucunu en son görüyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Buradan ne kadar sürede yukarı çıkar? Onur Bey ne diyorsunuz? Narin geldiği anda neler oluyor sizce?
Av. Onur Akdağ: Narin şuradan. 15.11.09’da ayrılıyor. Buradan geliyor. Tezezklerin orada yaklaşık 20 saniye sonra görüyoruz. 30 saniye sonra da Nevzat Bastiyar ile yani büyük karartıyla küçük karartı şu noktada birleştiğini iyileştirdiğimiz görüntüler de görebiliyoruz. Sonra buradan çocuğu önüne katarak artık ne ile kandırıyorsa, şunların bulunduğu o ahırın çatısının orada bir yere atma işlemi gerçekleşiyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Nereden yürüdüğünü tahmin ediyorsunuz?
Av. Onur Akdağ: Bu tezekler önceden bu tezekler brandayla, beyaz brandayla kaplıydı. Şu an o branda yok. O yüzden meşhur Daran 2’nin görünen tezekleri bunlardır. Yaklaşık 30 saniye içerisinde Nevzat Bahtiyar ile şuradan gelip karşılaşıyor. Tabii biz daha önceden Nevzat Bahtiyar’ın buralarda gezdiğini görüyoruz. Daha sonra çocuk geldiği zaman buraya doğru hareketlendiğini görmüş oluyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Narin buradan sola doğru dönüyor.
Av. Onur Akdağ: “İlk 20 saniyede küçük karartıyı ilk kez Daran 2 askeri üs kamerası burayı çekiyor. Bize vermiş olduğu görüntüler budur. Biz de bunu Amerika Birleşik Devletleri’nde iyileştirdik. Narin’in ilk kez 20 saniye sonra biz tespit ediyoruz. Daha öncesini tespit edemedik. İlk kez 20 saniye sonra okul kamerasından 20 saniye sonra Narin’i tespit ettik. 30 saniye içerisinde de Nevzat Bahtiyar’la buluşmasını. Burada bu şekilde yürüyor. Önde Narin, arkada da Nevzat Bahtiyar. İyileştirilmiş Dara 2 görüntüsünde patikanın başında tezeklerin olduğu yerde ilk kez Narin tespit edildi. 15.11.30. saniyede yani 20 saniye sonra tespit edildi. 15.11.40. saniyede de Nevzat Bahtiyar tarafından çocuk karşıladı. Nevzat Bahtiyar’ın ahırının olduğu yer. Şurada iki tane delik var. Birinci delik bu. İkinci delik de Nevzat Bahtiyar’ın indiği. Eliyle aşağı doğru indiği delik. Bu deliği görebiliyorsunuz. Bakın 8 yaşındaki bir çocuğun atılabileceği bir delik. Bakın tam Dara 2 kamerası da net bir şekilde görünüyor. Nevzat Bahtiyar’ın avukatları tarafından bir rapor aldırılmıştı. Raporda bir görsel var. Görsel ağaçlar Dara 2 kamerasını kaplıyor diye gösteriliyordu. Aslında görselin açısını farklı bir şekilde manipüle etmişler ama bakın tam net bir şekilde Dara 2 askeri üst kamerası. Çocuğu bu şekilde atıyor muhtemelen. Küçücük bir çocuğun girebileceği. Çocukta zaten adli tıp raporunda künt bir yaralanma var. Muhtemelen buraya değdiği zaman. Bakın 15.13’te biz çocuğu bu şekilde burada görüyoruz ve daha sonra Narin yani küçük karartı kayboluyor. Büyük karartı da hemen ardından kayboluyor. Buradan aşağı doğru kendini böyle serbest bırakmak şeklinde ahıra giriyor. Zaten biz bunu sadece kamerada görmüyoruz. Biz bunu kamerada da görmüyoruz. Kendisi de söylemişti. Ben 3 metre aşağıdan attım kendisini dedi. İfadesinde girdi. 7 Kasım tarihli ifadesinde itiraf etti Ben attım dedi. 26 Aralık’ta bunu inkar etti. “Ben yukarıdan attım.” dedi daha sonra “Hayır atmadım şuradan serbestçe yavaşça bıraktım.” dedi. Aslında ilk ifadesinde kendisini ele vermişti yani. Kamera görüntülerinde de bize diyorlar ki karartıdır. Ya zaten siz şurada UKB’nin bir karartıdan dolayı insanları mahkum ediyorsunuz. Biz küçük karartının büyük karartıyı önüne katarak götürdüğünü görüyoruz. Bu çok büyük bir delildir ve bu delinin itibar görmesi gerekiyor.
Av. Mustafa Demir: “Amcasıyla alakası yok, Nevzat’ın öldürdüğünün ispatı. Okul çıkışı, Kur’an kursu çıkışı. Geldiği mesafe, içine aldığı saat, buraya attığı dakika.
Av. Onur Akdağ: “Bakın çocuğu şuradan şuradan gözlüyor zaten. Çocuğun gelişini gözlüyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Buradan Kur’an kursu yoluna da bir bakalım. Buradan ne görünüyor?
Av. Onur Akdağ: Buradan çocuğun gelişi görünüyor. Çocuğun gelişini 15.08’de görüyor. 15.08.09. saniyede Salim’i arıyor. 42 saniyelik meşhur konuşma. Orada Salim’in nerede olduğunu söylüyor. Su bahanesiyle arıyor. Aslında teyit ediyor. Diyor ki neresi? O da diyor ki: “Evdeyim yemek yiyorum.” zaten eşi de bunu teyit ediyor. Diyor ki: “Evdeyim yemek yiyorum.” diyor. Sonra çocuğun gelişini gözlüyor. Biz 15.10 gibi buralarda zaten onu görüyoruz kamera görüntüleriyle. Ondan sonra yavaş yavaş hareketleniyor. Çocuğun önünü orada, tezeklerin orada kesiyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Şu kameraların olduğu yer bu meseleyi niye tespit etmedi? Ne silindi? Siz neden sonrasında bu kadar uğraş verdiniz? Neler yaşandı o kameranın olduğu yerde?
Av. Onur Akdağ: “Biz aslında dönen kameraların kesin net bir şekilde silindiğini düşünüyoruz çünkü köylülerin diyelim ki burada düğün yapıldı. Birisi havaya ateşi açtı. O kişiyi bile tespit edebiliyorlar ki benim müvekkilim cezasını aldığı zaman olay günündeki aracının hareketliliği bile nokta nokta kendisine gösterilmiş, aynı kameradan olay yerindeki aracı gösteriliyor. Mesela diyor ki: “Sen şu saatte alt yoldaydın, bu saatte şu tarladaydın, şu saatte buradaydın.” aynı kamera bunu gösterirken maalesef ki asıl olay örgüsünü bize göstermemek adına görüntüleri siliyorlar. Biz bunu net bir şekilde niye söylüyoruz?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Görüntüler silindi mi, sildiler mi?
Av. Onur Akdağ: “Görüntüler kesinlikle silindi yani sildiler.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Bakın burada çok önemli bir iddia var. Onur Bey diyor ki: “Gerçeğin ortaya çıkmaması için bir işlem yapılmış diyorsunuz.”
Av. Onur Akdağ: Müvekkilim saat 20.18’den sonra jandarmaya arıyor diyor ki: “Kameralara bakılsın.” yani onların bilmemesinin görmemesinin imkanı yok. Müvekkilim Salim Güran bunu bir şekilde söylüyor ama ne hikmetse kameralara bakılmıyor ve 15 gün sonra bakıldığı zaman geriye doğru gittiklerinde 15 günlük yani 23’üne kadar bakabiliyoruz diyorlar dönen kameralara ama 21’ini göremiyoruz diyorlar. En azından büyük bir ihmal ki artık biz ihmal olduğunu düşünmüyoruz çünkü Salim Güran’ın ses kaydı silinmiş. Jandarma da silinmiş. Nevzat Bahtiyar’ın telefonuna silme işlemi gerçekleştirilmiş. Bunları yapan bir kolluğun belli başlı kameraları da silmesi kaçınılmazdır.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Esrarengiz el bazı işlemler yaptı diyorsunuz.
Av. Onur Akdağ: “Tabii ki çünkü Nevzat Bahtiyar’ın ailesi korucu olduğu için Nevzat Bahtiyar’ın ailesinin jandarmayla çok büyük irtibatı söz konusu. Bu irtibatı da biz silinen ve karartılan görüntülerden anlayabiliriz.
Bakın burası Narin Güran’ın cenazesinin gömüldüğü yer. Nevzat Bahtiyar karşı yolda durdu. Oradan Narin’i aldı ve getirdi. Burada şu ağacın altında gizli bir yere gömdü fakat burada soru şu. Bakın karşıda askeriyenin kamera sistemi var. Çok hassas bir kamera sistemi. Ya kardeşim o kamera burada tabiri caizse kabak gibi görüntü var. Nasıl burayı görememiş? Kim bunu araştırmamış? Bana söyler misiniz? Bu nasıl iştir ya? Şurada bütün alanı tarayan kamera bu kadar açık bakın ağaçlık mı burası? Hayır apaçık bir alan. Ya burada bir insanın bir çocuk cenazesini taşıdığını göremez mi yani? Bunu kim neden araştırmamış? Hadi bakalım İçişleri Bakanlığı buna bir cevap versin ya. Böyle bir skandal olabilir mi? Bu nasıl iştir? Bunu açıklayabilecek birisi var mı yani? Bakın çok basit bir cinayeti, çok basit bir cenaze taşıma işlemini bu kadar karmakarışık hale sokmuşlar arkadaşlar ya. Gelip gördük işte bakın her yerde tespit yapıyoruz. 2 dakikada çözülecek bir cinayet karmakarışık hale getirilmiş bir aile linç edilmiş her türlü dezenformasyon yapılmış. Biz burada gelip görüyoruz olacak bir iş değil ya 2 dakikalık iş dünyanın en kaliteli kameraları burayı görüyor ama bakan yok! Şu hale bakın. Diyarbakır Jandarma Komutanlığı açıklaman yok mu İçişleri Bakanlığı açıklaman yok mu soruyorum sana Allah aşkına. 19 gün boyunca Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir çocuk cenazesini bulamadı ya ama skandalı da biz burada ispat ediyoruz. Şu karşıdaki kamera burayı çektiği halde görüntüler yok. Nerede görüntü? Biz buradan çekiyoruz karşıyı. Askeri alandaki kamera bölgesini. Bakın ne kadar yaklaştırıyor. Orada yürüyen bir kediyi bile görebileceğiz demek ki karşıdaki kamera burada yürüyen bir kediyi bile, kuşu bile görecek ya. Arkadaşlar olay bu. Bu konuda bir açıklama yapmalarını bekliyoruz. Olacak işler değil. Çok basit çözülecek bir cinayet böyle ancak beceriksizlikle mi ihmalle mi neyse böyle karmakarışık hale getirilir ve bunun üstünden de birileri linç edilir. İşte Türkiye gerçekleri bunlar arkadaşlar maalesef. Biz araştırmaya devam edeceğiz.
Eğertutmaz Deresi şu aşağıdaki ağaçlık alan ve Nevzat Bahtiyar orada Narin Güran’ı gömdükten sonra bu yoldan geliyor ve buradan gelip Gönendi tarafına gidiyor. Karşıda Sait Tek Çiftliği’nin kamerasına yakalanıyor. Buraya yakalanmasa Nevzat Bahtiyar belki bütün yaptıklarını örtecekti. Allah’tan o kamera var ve oradan sola dönüyor. Yakınının evine, baldızının evine gidiyor. Burası da son derece önemli bir yer.
Av. Onur Akdağ: 15.41’de geçerken Sait Tek kamerasına takılıyor. Yine 16.22’de de tekrardan geçerken Sait Tek kamerasını takılıyor. Burada biz 38 dakika 11 saniyelik bir zaman dilimi geçirdiğini görüyoruz. 15.41’deki şurayı görüyor aşağıdakini. 15.41 ile 16.22 arasında bu iki görüntü elimizde.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Eğertutmaz Deresi’ne gelirken ve çocuğu gömdükten sonra buraya gelirken de iki kez kameraya yakalanıyor.
Av. Onur Akdağ:Normalde Nevzat Bahtiyar buradan Gönendi tarafına gidiyor ama daraltılmış baz raporu bize diyor ki: “Köye doğru geldi.” Normalde kamera görüntülerinde kesin delil. Bakın ceza yargılamalarında kesin delil. 16.23’te biz Nevzat Bahtiyar’ı baldızının evine doğru giderken görüyoruz ama 16.35’te Nevzat Bahtiyar köyün orada olarak baz raporunda gösteriliyor. Birbirinden yaklaşık 3 kilometre değil mi? 44’üen kadar baldızının evindeyken 35’te Tavşantepe’de olduğunu söylüyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Gidiyor baldızının evinde oturuyor dinleniyor. çayını içiyor derken 16.23’te buraya gelmiş. Böyle kayıt raporlar yapan bir dar baz sistemi ile mahkeme karar vermiş. Kamuoyunun vicdanına soruyoruz. Bu nasıl bir iştir? Bakın biz dakika dakika yer tespiti yapıyoruz. Sayın avukatımızın hepsi zihninde. Dakikalar, saniyeler zihninde ve burada tespitler yapıyor.
Av. Onur Akdağ:Daraltılmış baz raporu bir kere daha yanıldı. Geceleyin Salim Güran’ın Eğertutmaz Deresi’ne gittiğini söyledi. Oysa buradaki kamera görüntüsüne yine bilirkişiler temas etmişti yani hukuka aykırı bir şekilde. Yine biz ses kayıtlarından Salim Güran’ın aslında burada değil. Köyde insanlarla birlikte kalabalığın içinde olduğunu gördük ve daraltılmış baz raporunun yine 4 kilometre yanıldığını görüyoruz. Eğertutmaz Deresi’ne gittiğine yönelik tespitini vazgeçmek zorunda kalıyor. O tespiti yapmıyor. Aslında daraltılmış baz raporunu kendisi o yönünü kabul etmiyor çünkü biz hoparlörle ses kayıtlarını mahkemede iki tane ses kaydını dinleterek köyde olduğunu o dakikalarda tespit ettik.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Orada da daraltılmış baz raporunun önemli bir yanılgı. 4 kilometre bir yanılgı yaşadığını.
Av. Onur Akdağ: 1 dakika 2 metre yanıldığını, yanılabileceğini söyleyen daraltılmış bazı 4 kilometre yanıldığını tespit ediyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Biz bakın kafadan atmıyoruz. Terinde gelip tespit yapıyoruz. Avukatlarla beraber yerinde kameralar tüm bilimsel usullerle burada bir tespit yapıyoruz ama kamuoyunda kafasından konuşan çok kişi var. Bilmediği etmediği konularda bir ahkam kesiyor. Sonra diyorsun kardeşim bu konuda bir bilgin var mı? Ya öyle bir duymuştum işte öyle diyorlar. Ya buna göre buna göre buna göre mahkemeler karar veriyor ya. Böyle bir şey olabilir mi Türkiye’de? Daraltılmış bazı bakın kaçıncı kezdir boşa düşürdük, çürüttük. Avukatlarımız burada işte.
Av. Onur Akdağ: 15.55’te Salim Güran’ın arabası okul kamerasından geçiyor. Kamerada net bir şekilde 15.59’da geçtiğini görüyoruz. 4 dakika ileride 15.55’te okul kamerasının önünden geçiyor. Net, kesin. Aynı dakikada Arif Güran’ın evinin orada olduğunu söylüyor. 120-130 metre yine bir yanılma payı var.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Daraltılmış baz ne demek? Yani diyelim ki sizin iki ay önceki bir telefon konuşmanızı nerede yaptığınızla ilgili geriye dönük bir tespit yapıyor. Bazlara göre konum tespiti yapıyor.
Mustafa Demir: “Konuşma yapmasanız da yapabilirim diyor. Siz bir görüşme yapmayın, internet kullanmayın. Ben bulabiliyorum. Böyle bir kendinden ne yaptı kerameti kendinden menkul bir iddiada bulunuyor. Peki bunu biz de denetleyelim. Aynı uzmanlık alanlarında nasıl yaptığınızı anlatın dediğimizde onu anlatamıyor çünkü yok böyle bir şey. Tuncay Bey dünyada yapılmış akademik çalışmalar bu konuda çok çalışmalar yapılmış. Üniversitelerde araştırmalar yapılmış. En yakın noktanın bile anlık veriyle yani o an sizin telefonunuzdan gelen sinyalleri baz istasyonundan biliyorlar, alıyorlar kayıt tutuyorlar. Bununla bile şehir merkezlerinde 150 metre en az yanılma payı şehir dışında 600 metrenin altında yanılma payıyla bunun mümkün olmadığını ama anlık veriyle geçmişe yönelik ise bunun kesinlikle mümkün olmadığını söylüyor.
Av. Onur Akdağ:Neden mümkün değil? Çünkü sinyal verilerini operatör şirketleri saniye saniye depo etmiyor. Düşünün 86 milyon insanın bir gün 86400 saniye, 86400 saniye boyunca saniye saniye depo edecek hiçbir şu an teknoloji mümkün değil. Olsa bile, depo etse bile yasal da değil, mümkün de değil. Bunu operatör şirketlerine biz sorulmasını istedik. Ancak bunu bile sormaktan imtina ettiler mahkeme.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Gerçekler ortada ve top Yargıtay’da. Şimdi biz bakın sahada her şeyi açıkça tespit ettik. Çok net bir şekilde mahkemenin dar baza dayanarak verdiği bir kararı da çürüttük. Peki Yargıtay ne yapacak bunu? Sayın Avukatım ne diyorsunuz?
Av. Onur Akdağ:Biz normal hukuki süreç işletildiği zaman siyasi baskılardan arındırılmış bir Yargıtay düşündüğümüzde net bir şekilde usuli eksikliklerin ve esasa yönelik eksikliklerin olduğunu düşünüyoruz. Özellikle daraltılmış bazla hüküm kurulamaz. Nevzat Bahtiyar’ın fiilen ispatlanamayan çürümüş ifadeleriyle hüküm kurulamaz. Bizim savunma avukatları olarak sunmuş olduğumuz Tuncay Beşikçi’nin imaj raporları yoruma kapalı, net bir şekilde faili bize göstermektedir. Buna göre Salim Güran evinde internet kullanıyor, telefonu şarjda, adım sayısı sıfır ve fatura ödüyor. Aynı şekilde de tam cinayet dakikalarında da Nevzat Bahtiyar’ın eli dolu, cinayet işlemekle meşgul. Fatura ödeme anı 15.28.
Ömer Faruk Gergerlioğlu Cinayetle ilgili en kritik saatlerde tam o sırada daraltılmış vaz raporu Arif’in evinde gösteriyor ama kendisi kendi evinde oturmuş internette fatura ödüyor ama Arif’in evinde gösterdiği için yaklaşık 100 metre ilerisi gibi bir alanda gösterdiği için katil ilan ediliyor. O zaman bu fatura ödenmedi mi kardeşim? Bakın fatura ödenmiş mi?
Av. Onur Akdağ: Fatura ödenmiş ve otomatik ödeme olmadığını, mobil ödeme yani bankaya giriyorsunuz bankadan kendiniz ödüyorsunuz. Bunu net bir şekilde imaj raporlarında tespit edebiliyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Şunu mu demek istiyor mahkeme? “Ben cinayet işliyorum ama hele bir durun, iki dakika bir durun bir faturayı ödeyeyim.”
Mustafa Demir: Mahkeme hiç sanki böyle bir şey yaşanmamış gibi. Böyle bir şey yok dosyada gibi davrandı. Hiç onu görmedi. Şunu demesi lazım. Ben bu delili gördüm. Ama bu yönüyle güvenilmez. Veya bu yönüyle bir anlam değil gibi gerekçelendirip niye yok saydığını açıklaması lazım. Hiçbir açıklama yapma gereği duymadı sanki o yokmuş hiç. Var olmamış dosyada.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Evet her şey ortada aslında. Biz aslında yarınlarda filmlere konu olacak bir medyatik linç bir aileyi nasıl mahveder, zindanlara atar fertlerini, geri kalanları adalet nöbetlerine sevk eder, bunu konuşacağız. Bu yarın filmlerin konusu olacak fakat şu anda bu aile çile çekiyor. Bütün ailenin fertleri çile çekiyor. Kabus gibi bir hayat yaşıyorlar 1 yıldan fazla. Bir de bunun üstüne sevgili küçük Narinimiz hayatını kaybetti zalimce, alçakça boğularak hayatını kaybetti. Belki istismar edildi bilemiyoruz. Bunlar da doğru düzgün araştırılmadı. Kameralar ortada. Bakın ileride şu kameranın çekimleri tüm alanı çok rahat görebiliyor. Bomboş araziler. Çok net görmesi lazım. Çok yüksekten çok net görmesi lazım ancak bakılmamış buna. Olacak işler değil ve sonuçta iki dakikada çözülecek bir cinayet böyle karmakarışık bir hale getirilmiş. Bu cinayet hakkında konuşmak istiyorsanız buyurun gelin bu köye. Köylüler sizi ağırlar da. Adalet nöbetinde de oturup bir bakarsınız etrafınıza. Ben tüm kamuoyuna buradan sesleniyorum. Ya kardeşim hiç kimse ahkam kesmesin. Kafadan atmasın, otursun, araştırsın, incelesin. Vebaldir yani. İnsanların ahını alırsınız. Böyle kafadan atarak karar vermeyin. Kendinizi mahkeme yerine koymayın. Sokaklardaki söylentilerle, dezenformasyonla hareket etmeyin diyoruz ve Diyarbakır Tavşantepe Köyü’nden herkese güzel bir akşam diliyoruz.



























Yorumlar