6 Eylül 2025
Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. Sevgili arkadaşlar, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Filistin’de şu anda bir soykırım yaşanıyor. Soykırım yaşanırken susulmaz, kabul edilmez, boyun eğilmez. Burada bulunan tüm Ankaralılara, tüm Türkiye kamuoyuna, Filistin’i sahiplenmeye ve İsrail’i lanetlemeye davet ediyorum.
Belki şu an bir şey yapamıyor olabilirsiniz. Ruhunuzla, kalbinizle, her fiilinizle Filistin halkının yanında olun lütfen. Çünkü soykırım yapılırken susarsanız yarın çocuklarınız bunu size sorar arkadaşlar.
Yirmi otuz yıl sonra, “İki bin yirmi beş yılında soykırım yapılıyordu Filistin’de. Gazzelilere sen ne yapıyordun anne? Sen ne yapıyordun baba?” diyenlere o çocuklara ne cevap vereceksiniz arkadaşlar? Ne cevap vereceğiz? Bugün susma günü değil. Bugün kalbimizin yanma günü.
Mutlaka bakın, hepiniz kahvaltınızı veya öğlen yemeğinizi yemişsinizdir. Ancak şu anda Gazze’de insanlar aç. Açlıktan beş yüze yakın insan, çoğu bebek ve çocuk, açlıktan öldü. Açlıktan! Bunu hissedin lütfen.
Bunu hissedelim lütfen. On binlerce insanı katlettiler. Duramayız, kabul edemeyiz.
Bugün yine önemli bir gün. Bakın, bir Türk kızı Ayşegül Ezgi Eygi… Filistin’de hayatını kaybedeli bir yıl oldu. Bir yıl önce bugün, Filistin’de Batı Şeria’da yerleşimcilere karşı duran, direnen Filistinliler cuma namazı kılarken o, Filistinlileri korumak için yanındaydı. Ve Yahudi yerleşimciler onu başından vurarak katletti.
Onu sevgiyle, saygıyla, rahmetle, minnetle anıyoruz. Ayşenur Ezgi canını verdi. Bizler neyimizi veriyoruz, soralım. Yirmi, yirmi altı yaşında bir genç kız Ayşenur Ezgi canını verdi. Biz neyimizi veriyoruz, vicdanlarımıza soralım arkadaşlar.
Bakın, sadece “Biz Filistin’deki soykırıma karşıyız.” demekle olmuyor. Bunu fiili bir şekilde göstermek gerekiyor. Bugün yerinde duramayıp buraya gelip gösteri yapanlardan Allah razı olsun, sağ olsunlar.
İnsani bir vazife yapıyorlar. En azından sesimizi çıkarmak, susmamak zorundayız. Ama asıl yapılması gereken devletler tarafından yapılmalı.
Dünyanın tüm vicdanlı insanları bu soykırıma karşı isyan ediyor. Ancak devletler gerekeni yapmalı. Biz kimden hesap sorarız? Türkiye devletini yürüten Türkiye iktidarından değil mi?
Ancak iktidardakilerin Bogota Anlaşması’nda yaptırım kararına imza attığını fakat yaptırım yapmadıklarını görüyoruz. Kimseyi kandırmayın! İktidara sesleniyorum: Kimseyi kandırmayın kardeşim!
Yapılması gerekeni yapın. Bu toplum tüm ruhuyla Filistin halkının yanındadır. Bu toplumun fertleri Filistin’de de canını vermektedir. Ancak bu devletten, bu iktidardan gereken yaptırımları bekliyor.
Hâlâ bu ülkede İsrail Büyükelçiliği açık. Siyonist İsrail soykırıma devam ediyor ve ciddi bir lanetlemeyle karşılanmıyor. İşte burada yazıyor: “Limanlar siyonizme kapatılsın” diyor.
İki yıldır soykırım devam ederken gemilerden İsrail’e savaş malzemeleri gitti. İktidar yalanladı ama biz her defasında ifşa ve ispat ettik. Bu nasıl bir ikiyüzlülüktür? Yeter artık diyoruz!
Kürecik ve İncirlik üslerini kapatın diyoruz. Çünkü İsrail’i koruyan çelik kubbeyi onlar sağlıyor. Bunları kapatın diyoruz, kapatmıyorlar. Azerbaycan’dan petrol akıyor. Türkiye bu petrolden komisyon alıyor.
Varil başına bir dolar yirmi yedi cent komisyon alıyor ve o petrol İsrail’e akıyor. O akan petrol uçaklara doluyor. O uçaklar bombalar atıyor. Bebekler parçalanıyor, çocuklar parçalanıyor.
En çok da kadınlar parçalanıyor. Gazze’de ölenlerin yüzde sekseni bebekler, çocuklar, kadınlar, hastalar arkadaşlar. Tam bir soykırım yaşanıyor. Lütfen buna susmayın ve iktidarı zorlayın!
Şu anda yapılması gereken, iktidarı zorlamaktır. Tüm dünya devletlerindeki vicdanlı insanlar iktidarları zorlasın lütfen. Çünkü iktidarlar gerekeni yapmıyor. ABD başta olmak üzere dünya devletleri gerekeni yapmıyor arkadaşlar.
Vicdanımız sızlıyor. Gerçekten yarın öbür gün kimseye bir şey anlatamayız bakın. Türkiye’nin gereken yaptırımları yapması lazım ve şu anda bunların yapılmadığını görüyoruz.
Bütün ilişkilerin kesilmesi lazım ve İsrail’in haddini bilmesi lazım sevgili arkadaşlar.
Şu anda bakın, Akdeniz’den bir filo gidiyor. Küresel Sumud Filosu. Yani küresel direnişin bir filosu. “Sumud” Arapça bir kelime. Onun anlamı “direniş” demek.
Bir ağacın toprağa köklerini salıp nasıl da o toprakta böyle sapasağlam durduğunu gösteren bir kelime, çok esaslı bir kelime Sumud kelimesi. İşte şu anda Küresel Sumud Filosu Gazze’ye doğru gidiyor.
Ruhumuzla, kalbimizle, her şeyimizle lütfen onların yanında olalım arkadaşlar. İsrail belki yine bir Mavi Marmara… Anlıyorum, biraz bitireyim.
Küresel Sumud Filosu’nu lütfen takip edin arkadaşlar. Ruhunuzla, kalbinizle, her şeyinizle onların yanında olmanızı istiyoruz. Çünkü bir kamuoyu oluşturulması gerekiyor.
Devletlerin sustuğu, Türkiye iktidarının gerekeni göstermediği bir yerdeyiz. Bakın, ben bu mecliste bir milletvekiliyim. Ve mecliste geçen cuma günü bir tezkere çıkarıldı.
O tezkere, iki yıldır yapılmayan şeylerin tekrar yapılmayacağını söyleyen bir tezkere oldu. Yaptırım kararı alınmadı. “Alın” dedik, yaptırım kararı alın dedik.
Sadece kınamakla kabul etmiyoruz efendim. “İşte uluslararası topluluk harekete geçsin efendim.” diyor meclis. Yahu, uluslararası topluluk zaten bir şey yapmıyor.
Sen bir şey yapsana! Sana düşeni yapmıyorsun, ondan sonra “Uluslararası kamuoyu, uluslararası devletler bir şeyler yapsın.” diyorsun. Sana düşeni yap! Biz bunu söylemek zorundayız arkadaşlar. Siz milletsiniz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerekenler yapılmadı. Bakın, buradan size haykırıyoruz: Bir milletvekili olarak bunu söylüyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş bu halkı kandırmıştır.
Soykırım devam ederken bir gün toplanmış, “Hadi eyvallah, tatile tekrar çıkıyoruz.” denmiştir. Kabul etmiyoruz! Biz orada oy verdik, “Bu meclis kapanmasın.” dedik.
“Bu meclis her gün Filistin’i konuşsun. Soykırım devam ederken Türkiye Büyük Millet Meclisi kapanamaz.” dedik. Kabul etmediler arkadaşlar. Biz de bunu kabul etmiyoruz ve burada tüm halkımıza ifşa ediyoruz.
İsyan ediyoruz ya! Böyle bir şey mi olur? Bebekler öldürülüyor, Türkiye Büyük Millet Meclisi kapanmış. Bebekler öldürülüyor, Türkiye iktidarı gemi ticaretine devam ediyor. Azerbaycan’dan petrolden komisyon alıyor.
Bunu hepinizin bilmesi lazım. Olur mu böyle bir şey? Kesinlikle kabul etmiyoruz ve duyarlılığın devam etmesini istiyoruz. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.



























Yorumlar