13.06.2025
Herkese tekrar merhaba. İzmir Buca Cezaevleri’ni ziyaret ettim. F1 ve F2 cezaevleri’nde birçok mahpusla görüştüm, idarecilerle görüştüm ve sorunlara çözüm bulmaya çalıştık.
Öncelikle tabii her yerde olduğu gibi personel eksikliği, kalabalık denilerek mahpusların haklarıyla ilgili kısıtlamalara başvurulduğunu gördüm. Cezaevlerinde insanlar yıllarca yatıyor. Personel eksikliği varsa giderilsin kardeşim. Personel eksikliği denilerek mahpusların hakların çiğnenmesi kabul edilemez. Bunu en başta söylemiş olalım.
Zaten içerisi dolu olduğu halde insanların bırakılmak istenmediğini de görüyoruz. Buca cezaevlerinde, bütün mahpuslar bunu söylüyor, denetimli serbestlik, şartlı tahliyelerin verilmemesi için bir gayret sarf edildiği söyleniyor. Bunların arasında bir isim Hazim Sesli, 7 yıl tutukluluk yaşadıktan sonra mahkemeye başvuruyor. “7 yıl tutukluluk olmaz, yasal olarak çıkmam gerekir.” demesine rağmen hukuksuz bir şekilde reddediliyor ve yine cezaevinde. Tamam onu geçtik. 12 yıllık cezası denetimli serbestlik geliyor. Onu da vermiyorlar. Tüm şartlar olduğu halde onu da geçtik. Şartlı tahliyeye geliniyor. Yine tüm şartlar varken yine şartlı tahliye 2 kez 10 ve 11 ay uzatılmak suretiyle verilmiyor. Yani cezaevlerinde niye böyle kasıtlı işlere başvuruyorsunuz diye Adalet Bakanı’na soruyorum.
Hukuk Devleti’de yaşıyoruz diyen Adalet Bakanı cezaevlerinde bilerek insanların yatışının uzaltılmasına ne diyor? Bunu merak ediyorum gerçekten. Evet, bütün bunlardan dolayı da işlerin ağır aksak gitmesinden dolayı sağlık haklarıyla ilgili önemli sıkıntılar oluyor, gecikmeler oluyor. Herkes topu birbirine atıyor. Müdürlere soruyoruz. “Efendim işte jandarmadan, araçlardan biz sorumlu değiliz.” diyorlar. Topu jandarmaya atıyor. Jandarma ortalıkta yok. Kardeşim biz sorunlara çözüm arıyoruz. Topu birbirine atan bir mantıktan da haz etmiyoruz. Bunu da söylemiş olalım.
Mesela tekli ringde insanlar götürülüyor. Tekli ring çok kötü. “Ben tekli ringe binmem, çift kelepçe kendime taktırmam.” diyenler de sağlık hakkından faydalanamıyor. Tekli ring ve çift kelepçe uygulamasından dolayı sağlık hakkından yararlanamayan mahpusları gördüm ben burada. Bunlar da kabul edilecek şeyler değil.
Anayasal olarak her insanın mahpus da olsa en temel hakkıdır bu. Mesela onlardan birisi Hasan Saban avasküler nekroz isimli bir hastalığı var ve sevkleri gecikiyor. Alabileceği tıbbi gereçler çok basit gerekçelerle reddediliyor. Defalarca defalarca dilekçe vererek ancak bu tıbbi gereçleri alabiliyor. Hapishanede insanların bu denli böyle işlerin yokuşa sürülmesi İlla dezavantajlı hasta durumuna getirilmesi neden oluyor? Bunu sormak istiyorum. Niye böyle 2 dakikada yapılacak işler 2 ayda yapılamıyor? Bütün bunları da sormak istiyorum. Sorunlara çözüm bulunmasını istiyoruz. Yetkililerle konuştuk. Biz şikayetleri ilettik ve takip de edeceğiz. İlettiğimiz şikayetlere çözüm bulunmazsa biz Adalet Bakanlığı nezdinde girişimde bulunacağız. Takip edeceğiz. Bir milletvekili olarak benim görevim bu.
Denetim görevimi yaptım bugün. İki cezaevinde birçok mahpusla sabahtan akşama kadar görüştüm ve idarecilere de sorunları ilettim. Artık top onlarda. Çözümü onların bulması lazım ve insanların sıkıntı yaşamaması lazım diyorum. Herkese İzmir Buca’dan güzel bir gün diliyorum.
https://youtu.be/7Btt_rUGJrg



























Yorumlar