3 Eylül 2025
Özellikle bizi izleyenlere sesleniyorum. Hele bizi bir dinleyin memur bey arkadaşlar. Hele bizi bir dinleyin sevgili halkımız. Bu ülkede 9 yıldır neler olmuş bir anlatalım. Siz çok şeyi bilmiyorsunuz. Belki ihraç arkadaşlarınızdan bazı şeyler duymuşsunuzdur ama bilin ki bu iş bir siyasi soykırıma döndü ve yarın öbür gün sizi de bulabilir çünkü bu ülkede adalet yok, adalet.
Buradaki KESK mensubu arkadaşlarımız Türkiye’nin dört bir tarafından geldi. İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den, Hakkari’den, Van’dan, Diyarbakır’dan her yerden geldiler bu sabah Adalet Bakanlığı’nın kapısının önünde adalet istemeye geldiler çünkü 9 yıldır büyük zulümlerle karşı karşıyalar. İşlerinden atıldı yetmedi. Özel sektörde çalışmaya gayret ettiler alınmadılar işten atıldılar aç susuz kaldılar. “Bari yurt dışına gideyim beni istemiyorsanız.” Dedi. “Pasaportunu da iptal ettik. Seni sürüm sürüm süründürerek ağaç kökü yedirerek öldüreceğiz. imha edeceğiz.” dediler. Sosyal yardım bile verdirmediler. Binden fazla kişi öldü. Yüzlerce kişi intihar etti. Binlerce kişi hasta oldu, kanser oldu, psikolojisi bozuldu. Tam bir yıkım tablosu var.
İşte bunun için bu arkadaşlarımız şu adaletsizliğe uğrayan arkadaşlarımız buraya adalet istemeye geldi. Vatandaşlar yürütmeden talepte bulunur değil mi? Barışçıl bir şekilde Adalet Bakanlığı’nın kapısının önünde bir açıklama yapmak istediler. Bir olay vukuat var mı şu anda? Yok olmaz çünkü barışçıl bir açıklama yapacak ama paçaları tutuşmuş Adalet Bakanı “Aman aman bir adaletsizlik daha yaptık kapımızın önüne başkaları da gelebilir aman talimat veriyorum daha aşağıda açıklama yapsınlar kapımın önüne gelmesinler.” dedi ve memur beylere “Aman aman kapımın önüne gelmesin o adaletsizliğe uğrayanlar aman görmeyeyim.” dedi kafasını deve kuşu gibi kuma gömdü. Onları görmek istemiyor.
Ya Adalet Bakanı biz buradayız bizi gör. Bakın şu karşı binadan bize bakıyor. Biz ona bir el sallayalım arkadaşlar. Adalet Bakanı bizi gör ya. Hele bizi gör ya Adalet Bakanı biz buradayız. Bakın kafayı kuma gömerek bu adaletsizlikleri görmezden gelemezsin.
Sen ki kapının önünde 1.5 yıldır kursiyer Teğmen oğlu için adalet bekleyen Sevinç Çakır’ı görmemişsin. 1.5 yıldan fazladır burada bir anne kapının önünde “Oğlum için adalet istiyorum. O büyük adaletsizliğe uğradı.” Diyor görmemeye çalışıyor.
Burada Mahmut Konuk var. 9 yıldır hiç yılmadı. Her hafta basın açıklaması yapıyor. Onu da görmemeye çalışıyorlar. Kafayı kuma gömüyorlar. Oysa çok vahim bir tablo var arkadaşlar. Çok vahim.
Bakın tam bir tasfiye ve yıkım tablosu var. Biz çok net söylüyoruz. Bir hukuk devleti vatandaşına bu denli zalimce bir iş yapamaz. “Seni ihraç ettik adaletin önünde suçsuzluğun çıkarsa iade edilirsin.” dediler. Değil mi? Herkes öyle dedi yakınlarınız size. Tamam adalete gittik.
Bakın 9 yıldır ben de KHK’lıyım, bölge idare mahkemesinde bir dosya 3.5 yıldır bekler mi ya? Benim dosyam bekliyor ve Anayasa Mahkemesi’nin benimle ilgili bir kararı olmasına rağmen Bölge İdare Mahkemesi karar vermiyor. Sadece ben mi? Binlerce insan Danıştay’da 4 yıldır bekliyor. Hakimlere talimat gelmiş. “Aman aman kesinlikle iade vermeyin. Takipsizlik beraat alanlara iade vermeyin.”
Süleyman Soylu döneminde frene basılmıştı. Binlerce polis memuru iade edilemiyordu. Beraat takipsizlik almışlardı. Ardından yeni Bakan geldi. Onların hepsini iade etti. Demek ki hukuki bir durum yok, idari bir durum vardı. “Aa önemli bir gelişme.” dedik. Sonra ne oldu biliyor musunuz? O memur arkadaşların hepsi bana başvurdular. Daha sonra Mahkemelerde tekrar onları ihraç etmişler. Bir el tekrar yeni bir karar almış.
İhraç etmekle kalmıyorlar. Aç susuz bırakıyorlar. Bize dediler ki: “Şu ağaçların altında yapın açıklamayı.” bizim ilk aklımıza ne geldi biliyor musunuz KHK’lıların? Ağaç kökü geldi. “Şu ağacın dibinde yapın” biz 9 yıldır ağaç denilince o bize söylediğiniz “Size ağaç kökü yedireceğiz.” lafını hatırlıyoruz ya. Bizimle oynamayın. Bizim duygularımızla oynamayın. Burada 9 yıldır adaletsizliğe uğrayan insanları ezmeye çalışmayın.
Ben ve buradaki birçok arkadaş Kürt meselesinde adalet olsun dediğimiz için ihraç edildik değil mi? Ya şimdi ne oluyor? Bir siyasi parti lideri çıkıyor diyor ki: “Ya İmralı’daki gelsin mecliste konuşsun.“ vallahi zamanında biz o kadarını bile dememiştik ihraç edildik anında. Ya bu nasıl bir şey ki benim işime geldiği anda hukuku değiştiririm. Cahiliye döneminde öyleymiş.
Araplar helvadan put yaparlarmış, ona taparlarmış, acıkınca da yerlermiş putlarını. Ya şimdi de sizin durumunuz böyle ey Adalet Bakanı. Acıkınca putlarını yiyorsun. Ya önüne geleni içeri atıyorsun. Önüne gelene adil olmayan yargılamalar, uzun tutukluluklar, ihraçlar, anne baba tutukluluklar, çoluk çocuk binlerce insan bakın on binden fazla bebek ve çocuk 9 yıldır cezaevlerinde kaldı biliyor musunuz?
2.5 milyona yakın bu ülkede insanı terörist ilan etti ve soruşturma açıldı. Vatandaşını terörist gören bir devletle karşı karşıyayız. Hakkında dava açılsın. Suçsuzsan iade edilirsin denildi. Buradaki arkadaşların da çoğu öyle. Takipsizlik beraat aldılar. “Yok efendim seni iade etmiyorum.” Neden? “Canım öyle istedi.”
Artık kimsenin tahammülü kalmadı. Bu ülkenin vatandaşlarını bu ülkeden ümidini kesmeye, bu ülkeden gitmeye zorluyorsunuz. on binlerce KHK’lı, , yüz binlerce genç bu ülkeyi terk ediyor artık haberiniz yok mu? Çünkü o kadar cehennemi bir ortam oluşturdunuz ki bu ülkede kimse durmak istemiyor.
Biz artık buradan tekrar sesleniyoruz. Kafasını o kumdan kaldırsın ve bizi duysun Sayın Adalet Bakanı. Büyük hukuksuzluklar var ve adalet bekleyen yüz binlerce KHK’lı milyonlarca yakını var. Adalet, adalet, adalet diyoruz. Hepinize sevgiyle, saygıyla, selamlıyorum.



























Yorumlar