26 Ekim 2025
Halkımız hoş geldiniz. Bugün burada bir çevre katliamına karşı Kocaeli halkıyla beraber açıklama yapıyoruz. Gördüğünüz arkada Yıldızlar Entegre patronu Fehmi Bey’e para az gelmiş. Daha çok, daha çok, daha çok para kazanmak istiyor Fehmi Bey. Fehmi Bey Kocaeli halkını kanser yapmak istiyor. Fehmi Bey para kazanacak, Kocaeli halkı kanser olacak. Biz buna hayır diyoruz. Bugün burada Dem Parti Kocaeli İl Örgütü olarak Kocaeli Çevre Platformu olarak Kartepe Çevre Platformu olarak ve duyarlı tüm vatandaşlarımızla burada yer alıyoruz ve bu faciaya, bu katliama hayır diyoruz. Neler oldu? Yıllardır biz buraya geliyoruz. Tüm çevreci arkadaşlarımız buraya geliyor. Çevreci arkadaşlarımız buraya çadır kurdu ya, çadır kurdu. Yeter diyor. Bu nasıl bir emrivakidir diyor. Bakın yıllardır bunun mücadelesi veriliyor. Fehmi Bey diyor ki: “Ben Kartepe’ye haddehane yapacağım.” Neden yapacakmış? Efendim 4 milyon ton çelik getirecekmiş buraya. %70’i yurtdışından gelen %30’u Türkiye’den gelen Onu burada eritecekmiş. Ondan sonra buradan para kazanacakmış. Peki ne olacak? Kocaeli mahvolacak. O hurda çelik burada eritilecek, işlemlerden geçecek. Asbest çıkacak, her türlü toksikolojik madde, her türlü kanserojen madde çıkacak. Kocaeli halkı astım olacak, koah olacak. Bakın, en başta ben bir göğüs hastalıkları doktoruyum. Akciğer hastalıkları doktoruyum. Yıllarca Kocaeli halkına hizmet ettik. Bir doktor olarak söylüyorum, artık yeter diyorum. İnanılmaz derecede artan alerji, astım, bronşit ve kanser görüyorum. Ben sahada bunu görüyorum arkadaşlar. Herkes de yaşıyor. Herkes de bunun sıkıntısını yaşıyor. İnsanların nefes alma kapasitesi düşüyor ama Fehmi Beye para lazım. Fehmi Bey paraya doymuyor. “Daha çok parayı kazanayım.” diyor. Aslında tüm Kartepe halkı tüm Koceli halkı bu turistik güzel özellikleri olan şu toprağa bakın ya. En kaliteli, en verimli toprak var burada. En iyi bal üretimi var. Arıcılık var. Çok güzel bir doğası var. Turistik tesisleri var ve buraya kurulacak bir haddehane burayı mahvedecek arkadaşlar. Havayı, suyu, toprağı mahvedecek. Yine tarım bitecek burada. Artık şu gördüğünüz yeşil Kartepe kalmayacak. Kartepe değil, Kansertepe olacak burası. Yine bakın burada yollar en az 850 tır buralarda yol işgali yapacak. Zaten Kocaeli’nin her tarafında Dilovası’nda Gebze’de hava kirliliğinden biz şikayetçiyiz. Sadece hava mı? Ya yollarımız da perişan olmuş durumda. Daha geçenlerde Dilovası’nda Tır yoğunluğundan bir tır insanları biçti. Taksileri biçti. Beş ölü var. Her gün her gün tankerler, kamyonlar, tırlar kaza yapıyor. Ama yetmedi. 850 tır günlük buraya yığacak Fehmi Bey para kazanacak. Kocaeli halkı kanser olacak. Astım olacak, koah olacak. Bu siyasi bir mesele değil. Burada her siyasi görüşten arkadaşımız var. Kocaeli halkının her siyasi yapısı bunun yanlış olduğunu biliyor ama Fehmi Bey ne yapıyor? İşi saraydan hallediyor ondan sonra ben bu haddehaneyi yaparım diyor. Fehmi Bey sen inat ediyorsan biz de inat edeceğiz. Bunu bil buradan. Tüm halk burada ve bunu bilsin Fehmi Bey. Biz de sonuna kadar yaptırmayacağız. Bakın burada ÇED raporu olumlu çıktı. Mahkemeye gidildi, yürütme durduruldu. Fehmi Bey durmadı. Bir başka yoldan, alengirli yoldan tekrar bir başvuru yaptı. Bir duyduk ki ÇED olumlu çıkmış. Ya nasıl çıkıyor bu ÇED olumlu? Tekrar mahkemeye gideceğiz ama bu yollarla burayı şu tertemiz bakın görüyorsunuz çevremizde kuşlar var, tertemiz bir doğa, toprak ama burası tamamen kanser üreten kokuların, isin, dumanların yükseldiği bir yer haline gelecek arkadaşlar. Şöyle zaman tüneline girin, birkaç sene sonraya gidin eğer ki bu gerçekleşirse burada vahşi bir kapitalizmin ürünü yer alacak. Şimdi bir doktor olarak ben soruyorum. Ya Kartepe’de haddehane kurmak istiyorlar ama hala hastane yok. Ben Sağlık Bakanlığı’na soru önergesiyle sordum. Kartepe ilçemizde niye hastane yok diye. Bana verilen cevap şu. “Ya vekilim İzmit’e gitsinler, çok uzak değil.” Sağlık Bakanlığı’nın ciddiyeti bu kadar. Bundan dolayı zaten Sağlık Bakanlığı da, Çevre Bakanlığı da buradaki bizim feryatlarımızı duymuyor. Arkadaşlarımız söylüyor. Bakın çevre etki değerlendirmesi, ÇED diyorsunuz. Alevere dalevere bu ÇED’i bir şekilde aşıyorsunuz ama sağlık etki değerlendirmesi de lazım. Tıbbi olarak burada çevre birtakım yollarla etkilenmez diye bir rapor çıkarıyorsun ama yıllar sonra insanlar kanser oluyor. Niye kanser oluyor? Niye gencecik yaşta bizim insanımız çok yoğun bir şekilde kanser oluyor bu şehirde? Biz burada bugün toplandık ve toplanmaya devam edeceğiz. Bakın çevreci arkadaşlarımızın çadırı var. Burada ısrarlı bir takiple bu haddhaneyi yaptırmayacağız. Haddehaneye hayır diyoruz. Kanser olmak istemiyoruz diyoruz ve buradaki tehlike ortada. Zaten Kocaeli’nin batı tarafını mahvettiniz. Dilovası kanser ovası oldu. Gebze perişan durumda. Bir de yetmedi doğu tarafını mahvedelim istiyorlar. Ya bırakın da burada insanlar müreffeh bir şekilde yaşasın. Kartepe’yi turistik bir yer haline getirin. Ama yok olmaz. Birileri para kazanacak. Birileri saraydan işi bağlayacak. Kocaeli halkının tümünün istemediği bir şeyi burada yapacaklar. Biz bunları söylüyoruz ve burada Kocaeli halkı adına haddehaneyi istemediğimizi net bir şekilde söylüyoruz. Ankara’da da söylüyoruz, söyleyeceğiz. Defalarca söyledik. Bakın Kandıra’ya çöp tesisi kuruyorlar. Kartepe’ye haddehane kurmaya çalışıyorlar. Ya tamamen zehir eli yapacaklar Kocaeli’ni. Vallahi böyle olacak. Şu ülkede, şu memlekette durulmaz hale getirecekler insanı. Biz bunun için arkadaşlarımızla beraber bugün buradayız ve haddehanenin olumlu verilen ÇED raporunu protesto ediyoruz, kabul etmiyoruz. Tüm Kocaeli halkının ruhunun da yanımızda olduğunu biliyoruz ve bu mücadelemizi devam ettirmeye söz veriyoruz.
Beyhan Korkmaz: “Hava kirliliği zaten şu anda yükseliyor. Geçen hafta doktora gittim, satürasyon yani kandaki oksijen seviye %90’a düşmüş. Benim neden kandaki oksijen seviyem düştü? Çünkü burada yaşıyorum, burayı soluyorum. Son raporlara baktığımız zaman %75 oranında hava kirliliği, karbonmonoksit gazı var. Şu anda bile ben bu havayı soluduğum için zehirleniyorum ve şu anda da benim sesim çıkmıyor arkadaşlar. Nefes olarak sorun yaşıyorum. Birçok arkadaşımızda boğaz tahrişi var. İnsanlar zannediyor ki salgın var. Grip oluyoruz zannediyorlar ama hayır hava kirliliğinden zehirleniyoruz arkadaşlar. Bunu ilave etmek istedim sizin konuşmanızın üzerine. Benim nefesim şu anda yetmiyor. KOAH tedavisine başladım.
Muammer Hakkı Ersöz : “ Değerli arkadaşlar bu tip projelere çok yönlü bakmamız gerekiyor. Çevresel etkileri, su kaynakları üzerine etkileri, doğal yaşam üzerindeki etkileri önemli ama ben konunun biraz daha farklı bir boyutunu da burada açmak istiyorum. Bu projede 4 milyon ton yıl ham madde işlenecek. Bu ürün %70’i yurt dışından, Derince limanı üzerinden buraya aktarılacak. %30’da iç kaynağı. Şöyle bir hesap yapıyoruz. 4 milyon ton yıl ham madde, yaklaşık 3,5 milyon ton yıl mamul madde, hesapladığımız zaman günde 888 adet 25 tonluk tır bu bölgeye girip çıkmak zorunda. Diğer lojistik destekler, personel taşması vs. işin bir yanı. Hepinizin bildiği gibi Kocaeli ve Marmara bölgesi özellikle bir deprem tehdidi altında. Gerçi ülkemizin birçok yeri deprem tehdidi altında ama Kocaeli’de Kuzey Anadolu fay kolunun ana kolu geçmekte ve bizim uzmanlarımızın ifadelerine göre dünya olduğu sürece, var olduğu sürece bu fay konu 200-250 yılda aynı bir yükte çalışacak demektir. Bu şu demektir. 17 Ağustos 1999 depremini 150-200 yıllık periyotlarla yaşayacağız. Değerli arkadaşlar sizlere soruyorum. Sayın Valim, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı size soruyorum. Normal zamanda bir yerden bir yere ulaşamıyorsun. Bir afet anında deprem anında bu halkı nasıl hastaneye ulaştıracaksınız? Ambulanslar nasıl gelecek? İtfaiye nasıl gidecek? O zaman yapılması gereken şu; Geçtiğimiz 17 Ağustos’un yıl dönümünde Sayın Hocamız Profesör Şükrü Ersoy’u davet etmiştim. Çok net şunu ifade etti. “İstanbul’un ve bölgenin deprem riskinin en azından indirilmesi için yapılaşma bir yana nüfusun en az 5 milyonu azaltılması gerekiyor.” diye. Dolayısıyla bu tip projelerin çevresel etkilerin yanında imar baskıları getireceği nüfus hareketlerini de göz önünde bulunmamız gerekiyor. Ve yine Sayın Naci Görür Hoca’mızın ifadesiyle Marmara Bölgesi’nde, Kocaeli Bölgesi’nde yaşanacak bir deprem ülkenin beka sorunudur. Ülkeye diz çöktürecektir. Dolayısıyla bu tip projelerin bu bölgeye yapılmaması gerekiyor. Uygun şartlarda, uygun teşviklerle ülkenin diğer yerlerine kaydırılması gerekiyor ve böylelikle aynı zamanda ülkede dengeli bir kalkınma hamlesi yapmak gerekiyor. Ülkenin yeni bir sanayileşme, kentleşme hareketine ihtiyacı vardır, yeni bir politikaya ihtiyacı vardır.
Ayşe Irmak:Eğitim anlamında burada bir sürü okulumuz var. Çocuklarımız bizim için önemli. Onlar nefes alamıyorlar. Çocuklarımız doğayla, çevreyle barışık bir şekilde yaşıyorlar ve eğitim anlamında da, büyüme, gelişme anlamında da buranın doğasına bir etken olduğu zaman bizim yiyeceklerimiz, içeceklerimiz de tabii ki tamamıyla kanserojen maddelerden oluşuyor ve onların geleceği bizim için önemli. Bu açıdan da bakmak gerekiyor. Çocuk sağlığı açısından bakmak gerekiyor çünkü onlar bizim geleceğimiz ve bu doğada, bu çevrede rahat ve özgür yaşamaları gerekiyor. Doğa bizim, tabiat bizim, hayat bizim çünkü.
Kartepe Halkı: “Geçen dönemde meclis üyesiydim. Kartepe, Kocaeli halkından rica ediyorum. Bu işin siyaseti yok. Burası kanserojen madde üretir bir hale gelecek. Lütfen partiler üstü bakalım. Kartepe turizmi, tarımı ve hayvancılığı barındıran tek ilçe. İkinci bir Koceeli’nin böyle ilçesi yok arkadaşlar. Buraya sahip çıkalım. Dilovası’nı feda ettik. Tabi ki bu ülkeye üretim lazım. Tabi ki ihracat lazım. Tabi ki istihdam lazım ama bunu doğru yere, doğru zamanlamayla, doğru projeyle konumlandırmak lazım. Götürsünler Dilovası’na yapsınlar örnek veriyorum. Daha önceden söyledik biz! Dilovası’nı insanlarımızdan alındıralım. Alalım vatandaşlarımızı, yaşanabilir bir bölgeye taşıyalım. Bu arkadaşlarımız gitsin oraya yapsın. İstihdamımız da devam etsin, ihracatımız da devam etsin. Ülkemiz de kalkınsın ama biz kalkıp yaşlı ağaçlar dururken, genç ağaçları kesersek bu ülkeye, Türk millete faydamız olmaz. Kocaeli kamuoyunun bu işe siyaset üstü bakmasını rica ediyorum.
Ramazan Senem: “Kartepe Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Üyesi’yim. Ben öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Kocaeli gerçekten dünyanın güzel yerlerinden birisiydi. Denizi, körfezi, gölü, dağı ve ormanı olan bir yerdi ama burada siyasilerin planlı bir yönetim yapmadığı için hem turizmi öldürdüler hem tarımı hem hayvancılığı çünkü Kocaeli ve Türkiye dünyanın orijin noktasıdır. Buradan deniz, kara, demir yolları olarak dünyanın her tarafına rahat lojistik yapılabiliyor. Türkiye’deki bütün topraklardaki olan enerji kaynaklarını rahat bir şekilde dünyanın her tarafına taşıdık götürdüler. Şimdi Kocaeli’nin bu bölgesine bir haddehane yapmak istiyorlar. Bu haddehane dünyadaki savaş ülkelerinde reaktif çeliklerin getirip buradaki bölgede eritip buharlaştırıp Kocaeli’nin su ihtiyacı olan Yuvacık Barajı ve Sapanca Gölü’nü zehirleyecekler ve bir de bu doğa bir tek insanlara ait değil değerli arkadaşlar. Bütün canlılara aittir. Bakın arkamızda martılar var. Börtü böcek var ama onların da yaşam hakkı var. Biz bir tek insanlar olarak düşünmemeliyiz. Ben Kartepe’nin çevre platformundayım. Çevre komisyonundayım fakat kağıt üstünde bir komisyon var. 2 yıldır bir kere toplanmadık. Biz bunların inisiyatifini bırakırsak Kocaeli’nin geleceğini çocuklarının geleceğini, torunlarının geleceğini bunların inisiyatifini bırakırsak asla olmaz. Bu iş inşallahla maşallahla olmaz. Kocaeli halkını toplamamız lazım. Bu bir sultanizimdir. Sultanizmin de tek korktuğu şey arkadaşlar halkların birliğidir, direnişmedir, dayanışmadır ve eylemdir. Bunu gerçekleştirirsek mutlaka kazanacağız.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Şu an vatandaşlarımız gerekeni söyledi. Biz burada isteğimizi dile getirdik. Kocaeli halkı adına konuşuyorum. Bir Kocaeli milletvekili olarak. Siyaset ayrımı olmaksızın tüm halkın isteğinin bu olduğunu buradan Ankara’ya söyleyelim. Çevre Bakanlığı’na söyleyelim. ve ilgili tüm kuruluşlara söyleyelim ve bu projenin durmasını sağlayalım. Herkese güzel bir gün dileriz.



























Yorumlar