28 Eylül 2025
Demokratik Alevi Derneği Ana Fatma Cem Evi Gebze Şubesi’nin 5. Olağan kongresinde hepinizi şahsım ve partim adına sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Demokratik Alevi Dernekleri’yle uzun süredir görüşüyoruz, hasbihal ediyoruz, toplantılarına katılıyoruz ve çok da memnun oluyoruz. Bu sadece Kocaeli’de olmuyor. Ankara’da da Sayın Başkan Mustafa Karabudak ve Melahat Teke başkanlarımızla görüşüyoruz ve gerçekten güzel bir fikir alışverişi ve yoldaşlık ilişkisi içinde oluyoruz.
Mutlaka bilinmeli ki dışlanan kimlikler kendisini ifade edebilmeli. Türkiye’de bu çok yaşandı. Bu acılar çok yaşandı. Kürtler yaşadı, Aleviler yaşadı ve dışlanan farklı birçok kesim bunları yaşadı ve bunlara önemli bir itiraz geliştirildi.
Aleviler sivil toplum kuruluşlarıyla itirazlarını devlete karşı bildirdiler. “Hayır, bizi dışlamanızı, ötekileştirmenizi kabul etmiyoruz. Biz de bu toplumun ana kurucularından, ana şahıslarındanız ve gerçekten dışlanan bir anlayışı kabul etmiyoruz.” dediler. Farklı da olsa birçok Alevi kuruluşu oluştu ve önemli etkinlikler gösterdi.
Çok acı olaylar da yaşanıyor. Korkunç katliamlar yaşadık. Sayılmakla maalesef bitmeyen acı hatıraları hala dinmeyen katliamlar yaşadık bugünlere geldik ve geldiğimiz günde hala eşit vatandaşlık ve adaletli davranış konusunda devletin Alevilere yönelik bir tatminkar noktaya ulaşmadığını da üzüntüyle izliyoruz. Yoğun bir istek yapıldı Alevi toplumundan, devlete karşı, iktidarlara karşı ancak “Efendim en çok işte Kültür Bakanlığında bir daire başkanlığıyla temsil edilir.” denildi. Biz buna parti olarak hep itiraz ettik ve eşit vatandaşlığın ilkesi olarak Alevilerin bu toplumda en adil ve eşitlikçi bir şekilde temsiliyetini hep vurguladık. Hem şahsım hem partim bunu defalarca vurgulamıştır. Zaten partimizin birçok Alevi vekili var ve Alevi toplumuyla yoğun bir sempatik ilişki halinde ve yoldaşlık ilişkisi içindeyiz.
Kültür Bakanlığı’ndaki bir nevi “devletin yüksek katından yapılan ihsana razı olun.” söylemine hiçbir zaman için razı olmadık biz. Bunun eşit vatandaşlığa aykırı bir durum olduğunu ve Türkiye’de din ve vicdan özgürlüğü alanında 86 milyonun eşit bir hizmet alması gerektiğini hep söyledik. Bu toplumda vergi alınıyorsa devlet vatandaşına eşit ve adil bir şekilde bu vergilerden kaynaklanan her türlü hizmeti sunmalı. Din ve vicdan özgürlüğü alanındaki hizmeti aynı şekilde, eşit bir şekilde sunmalı.
Biliyorsunuz ki dışlamalar, ötekileştirmeler bitmedi ve maalesef zaman zaman duyuyoruz. Alevi toplumunun hedef halini getirilmesini, evlerinin kapılarının önüne X işaretleri vurulmasını ve benzeri birçok üzücü hadiseyi veyahut da provokasyon girişimlerini duyuyoruz ve bütün bunlara karşı mecliste net bir şekilde tavırlarımızı ortaya koyuyoruz sevgili arkadaşlar.
Biz eşit ve adil bir toplumun oluşması için sivil toplumun önemli bir faaliyet göstermesi gerektiğini düşünüyoruz. Kesinlikle engellenmemeli ve önü de açılmalı. Demokratik Alevi dernekleri zaman zaman baskılara, dışlamalara uğruyor fakat bunun bitmesi olmaması için de biz önemli söylemler geliştiriyoruz ve adaletli bir çizgiyi sürekli öneriyoruz.
Biliyorsunuz mecliste şu anda bir komisyon var ve Kürt barışı konusunda önemli bir gündem var 1 yıldır, neredeyse 1 Ekim’de 1. yılını dolduracak ve bizim için son derece önemli çünkü Türkiye’nin tarihi ve kronik bir sorununu bitirmesi açısından önemli bir süreç yürüyor. Çok da hızlı yürümüyor belki ama bir şekilde yürüyor ve buna müsaade edilmesi gerekiyor.
Çözüm süreci 2013-2015 yılları arasında denendi ve bir dönem insanlar dağların eteklerinde piknik yaptı. Kimse öldürülmedi. İnsanlar mutlu oldu, yüzler güldü ve hepimiz çok sevindik buna. Elimizden gelen tüm gayret ile bunun devam etmesini istedik ancak hepimizin bildiği gibi devam edemedik.
Şu anda yeniden sürece döndük. Biz 1. çözüm süreci bittiğinde bu süreç bitmesin, barış devam etsin. Kürtler için, Aleviler için ve diğer tüm toplum kesimleri için barış gayreti devam etsin. Elimizden gelen tüm gayreti, desteği veririz dedik ancak olmadı ve dün barış diyenler ertesi gün çözüm süreci bitince barış diyenleri terörist ilan etti ve zindanlara tıktı. 9 yılda neler neler yaşadık. Gerçekten çok şeyi kaybettik. Şehirler yıkıldı, insanlar öldü, özgürlükler kısıtlandı. Yaşanmadık şey kalmadı.
Şimdi yeniden 1 yıldır bir süreç deneniyor. Bu sürecin biz tüm toplumu kapsamasını istiyoruz. Parti olarak bu konuda net bir şekilde fikirlerimizi hep söyledik. Sadece Kürtler için değil, ayrımcılığa uğrayan herkes, Alevi toplumu ve diğer tüm ayrımcılığa uğrayan kesimlerin dertlerinin dinlenmesi ve anayasal ilkelerden eşit ve adil bir şekilde yararlanması gerektiğini net bir şekilde söyledik, söylüyoruz.
Özellikle Meclis komisyonumuzda bir Alevi vekil arkadaşımız Sayın Celal Fırat da bulunuyor biliyorsunuz. Alevi toplumunu temsil etmek ve isteklerini beyan etme açısından partimiz bunu önemli buldu ve komisyona dahil etti.
Biz hepimiz için hepimiz için barışın son derece önemli olduğunu biliyoruz. Ayrım yapmadan yarınların daha aydınlık olması için önemli bir gayret içinde olmaya devam edeceğiz.
Bugün parti il ve ilçe örgütümüzle kongrenize katılmaktan dolayı mutluyuz. Kongrenin başarıya ulaşması önceki yapılan faaliyetlerin devam etmesiyle birlikte artarak yeni faaliyetler yapılmasını arzu ederiz. Güçlü bir Demokratik Alevi Derneği görmek isteriz. Bu bizi en başta sevindirir, mutlu eder ve toplumu da güçlendirir çünkü toplumun bireyler olarak değil, STK’lar olarak kendini ifade etmesi ve kurumsallık arz etmesi açısından da son derece değerlidir.
Biz özellikle bu yoğun gündem içinde mecliste kurulan komisyon dolayısıyla ayrımcılığa uğrayan her kesimin hakkını, hukukunu, sözünü dillendireceğimizi burada sizlere beyan edelim ve dillendirilmesini istediğiniz hususlar konusunda bana rahatlıkla ulaşabileceğinizi yiine tekrar edeyim. Hepinizi sevgiyle, saygıyla, selamlayarak konuşmamı bitirmiş oluyorum.



























Yorumlar