24 Ocak 2026
Sevgili arkadaşlar çocuklar öldürülürken susulmaz. Bebekler öldürülürken susulmaz. Kadınlar katledilirken susulmaz. İnsanlık katledilirken susulmaz. İşte bunun için günlerdir sokaklardayız. İşte bunun için günlerdir hakkı hakikati haykırıyoruz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde vekillerimiz olarak günlerdir Rojava’daki bu katliama karşı sesimizi yükseltiyoruz. Bu ülkenin meclisinde halkın tertemiz oylarıyla o mecliste olan milletvekilleri halkın tepkisini mecliste gündeme getiriyorlar. Getirmeye de devam edeceğiz.
İstedikleri kadar gürültü çıkarsınlar. İstedikleri kadar feryat etsinler. Türkiye’nin dört bir tarafında halkımız ayakta, Rojava’daki katliama karşı duruyoruz. Uluslararası alanda tüm dünya ülkelerinde halklar ayakta ve bu katliamlara, bu işgale, bu talana karşı çıkıyoruz.
Sevgili arkadaşlar bakın Suruç ve Kobani karşı karşıyadır. Nusaybin ve Kamışlı karşı karşıyadır. Bu ruhu birbirinden ayırt edemezsiniz. Suruç ve Kobani. Nusaybin ve Kamışlı bunlar tek ruhtur tek. İstedikleri kadar tel örgülerle ayırsınlar. İstedikleri kadar sınırlar çizsinler. Suruç ve Kobani’yi birbirinden ayırt edemezler. Nusaybin ve Kamışlı’yı birbirinden ayırt edemezler. Kamışlı’da Kobani’de insanlar öldürülürken Suruç’ta Nusaybin’de kimse susamaz arkadaşlar. İnsanlar öldürülürken gürültü çıkarmaya çalışanlara yazıklar olsun diyorum. Yazıklar olsun. İnsani bir tepkiyi susturmaya çalışanlara yazıklar olsun. Ya siz kimsiniz ki?
Recep Tayyip Erdoğan çıktı. Bundan 11 yıl önce dedi ki; “Kobani düştü düşecek.” şu anda da aynı ümitler ile dolular ama bilsinler ki Kobani düşmedi, düşmeyecek. Kadınların bir tutam saçını elinde tutmuş bağırıp çağıran insanlar var. Bu insanlar diyor ki: “Bu kadından sadece bir tutam saç geriye kaldı.” Bu vahşete karşı susabilir misiniz arkadaşlar? Kadını öldürmüş elinde kadının bir tutam saçı var. Diyor ki: “Bu kadından geriye kalan bir tutam saçtır.” Öylesi bir vahşete karşı kim susabilir arkadaşlar? Kim susabilir? Kobani’deki, Rojava’daki vahşete karşı çıkmaya devam edeceğiz, susmayacağız. Sesimizi çıkarmaya devam edeceğiz.
Bir sözüm de Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’ne Kocaeli Valiliği’ne toplumsal gösterilerde göstericilerin sesini duyurması için eğer ki onları protesto edenler varsa Müdür Bey size söylüyorum bana bakın. Göstericileri dibimize kadar getirerek bir yere varamazsın Müdür Bey. Emniyet Müdürü’ne de söylüyorum. Kocaeli Valisi’ne de söylüyorum, iktidara da buradan sesleniyorum. Böyle bir şey olmaz. Kalkmış bir toplumsal gösteride gösteriyi protesto etmeye çalışanları bu denli yakına getirmek yanlış bir şeydir. Biz bunu İçişleri Bakanlığı’na da bildireceğiz. Sizi şikayette edeceğiz. Böyle bir şey olmaz. Uzakta tutarsın, görevini yaparsın. Bu nasıl polisliktir? İşini yap? İşini bilmiyorsan biz öğretelim.
Sevgili arkadaşlar bugün burada programımızı bitiriyoruz ancak Kobani’deki vahşete katliama karşı duruyoruz. Buna karşı dururken Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nün bu tavrını da kınıyorum. İçişleri Bakanlığı’na da şikayet edeceğim ve bu tavrın son derece yanlış ve çirkin olduğunu da söylüyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.



























Yorumlar