14 Aralık 2025
Türkiye’de adaletin inşası olmuyor, gittikçe kötüleşiyor. Adil yargılanma hakkı ihlalleri en büyük insan hakkı ihlallerini oluşturuyor ve Türkiye’de iyi bir gidişat yok. Bundan dolayı Anayasa Mahkemesi’nden ümit edildi, bireysel başvurular ile ilgili gelişmeler oldu, AİHM’e, BM’ye gidiş yolları açıldı ama adaletin yeniden inşasını sağlayamıyoruz. Sorunları kronik hale getirmeyin! OHAL KHK mağduriyetleri akut bir sorun halinde. Eğer ki bunu adil bir şekilde çözmezseniz diğer Kürt sorunu gibi veya diğer sorunlar gibi ağır bir soruna dönüşür. Kürt meselesi yıllar önce çözülmeliydi devlet politikaları ile bu hale getirildi. Kürtler 3. sınıf vatandaş olarak görüldü. Anadilleri baskılanmak istendi, adetleri, kültürleri devlet tarafından yok sayılmak istenildi. İşlerinden zindanlara atıldı, yurtdışlarına sürüldü. 1980 sıralarında yurtdışına gitmiş Kürtler, Aleviler ile karşılaşıyorum. Bu devlet ne zaman demokratikleşecek? Bu devlet ne zaman hukuk devletine dönecek? Bunu yıllardır herkes soruyor. Ben de sordum. Bir Türk olmama rağmen Kürt meselesindeki ağır haksızlıklara kendimi bildiğim andan itibaren duyarlı oldum ve karşı çıktım. Alevilerin sorunları, sol camianın yaşadıkları, gözaltılar, F tipi cezaevi direnişleri ve katliamlarına karşı çıktım. Benim bildiğim 4 bebek annesinin düşük yapması nedeniyle cezaevinde hayatını kaybetti. Daha fazlasının olduğunu da tahmin ediyorum. Acımasız hakimler düşük tehlikesine rağmen tutukluluğa karar verdiler. Düşük yapacağı belli bir kadını tutuklatan bir irade vardı! Can Atalay benim kadar şanslı değildi. Anayasa Mahkemesi’nin kararı dinlenmedi! Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Yüksel Yalçınkaya kararlarına meclisten bağrıldı; “Neymiş o kararlar.” tanımıyorum. denildi Tayyip Erdoğan tarafından. Ülke öyle bir yerde ki Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları yerel mahkemeler tarafından çiğneniyor! Ortaçağı yaşayan Avrupa’da halklar uğraşmasaydı Avrupa Ortaçağ’da kalırdı. İç savaşlar insanoğlunu yakıp yıkardı. BM ve Kopenhag Kriterleri çıkmazdı! Güçlü devlet anlayışına karşı toplumu koruyan anayasalara sahip çıkmak lazım. Bu ülkede Anayasa Mahkemesi üyeleri bile alınıp götürüldü cezaevlerine atıldı! Demokrasiden otokrasiye geçilmesine izin vermeyeceğiz! İktidardaki vekillere diyoruz ki; 3 maymunu oynamayın! Kafanızı kuma gömen devekuşları gibi olmayın! Bizim herhangi bir partiye alerjimiz yok. Ben Mazlumder’de Başkan iken Avrupa Birliği uyum yasaları zamanında AK Parti’yi destekledim. Çözüm sürecinde süreci, iktidarı destekledim. Biz kendi ifadelerini Yaşar Güler’e ispat etmeye çalışıyoruz. Onu istifaya davet ediyorum. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir yazıyor. Hiç kimse sizden üstün değil. Herkesten hesap sorabilirsiniz. Bu kurumlar millete hizmet etmek için var. Sevinç Çakır 2 yıldır adalet talep ediyor. Tüm kurumların onu duyması lazım. Masum yavrusu için adalet talep ediyor kimse duymuyor. Onun yanında Bakan Yaşar Güler’in yalan söylediğini ispat ediyorum duymamak için çabalıyor. Dilovası’nda 7 kişi cayır cayır yakılıyor, 3’ü çocuk Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan “İyi insansan istifa et.” dedim. “Kötü insanların vicdanı yoktur. Kötü insanlar istifa etmez.” dedim. Affedilmeyi bekliyorlar! Sizi Allah’ta affetmez kul da affetmez!



























Yorumlar